Yakup Mektubu üzerine Ana Sayfa
Yakup Mektubu Üzerine Bir İnceleme 1
Rev. İlhan Keskinöz
Amaç: Yakup Mektubu öğretilerini sistematik bir şekilde sınıflandırmak, öğrenmek ve bunları öğretebilmek.
I. Bölüm: Mektuba Genel Bakış
I.a-) Giriş: İçerik Şeması
1. Gerçek din (1:1-27)
2. Gerçek iman (2:1-3.12)
3. Gerçek bilgelik (3:13-5.20)
Yakup bu mektubu Yahudilikten gelen Hristiyanlara yazdı. Bu Hristiyanlar o dönemin baskı ve zulümlerinden dolayı değişik yerlere dağılmışlardı. Etraflarını düşmanca bir ortam çevrelemekteydi. Bu baskılardan hariç imanlılar o dönemin dini ve kültürel anlayışı ile de denenmekteydiler. Bu mektubun Hristiyanlar için olan en zengin anlamını ise şöyle özetleyebiliriz: Gerçek İman Yaşamları Değiştirir. Bu mektup böylece Hristiyanları imanlarını eyleme dönüştürme konusunda teşvik eder. 'İnanıyorum' demek kolaydır, gerçek iman ise komşularımıza ve iman ailesine sevgi dolu eylemler üretir.
I.b-) Ana Konular
1- Yaşayan İman: Yakup Hristiyanların yalnızca gerçeği duymasını değil fakat bunları yaşantılarına uygulamalarını ister. Bu yüzden mektupta boş iman ile işlerle etkin olan iman arasındaki zıtlığı kendisine has bir üslup ile vurgular. Kendini sevgiyle adamak ve hizmet etmek gerçek imanın bir kanıtıdır.
Yaşayan imanın bir farkı olmalıdır. İman sadece bir durum yada bir sözden öte bir şeydir. İman işlerle doğrulanır. İmanımızı işlerin üstüne koymalıyız.
2- Denenmeler: Hristiyan hayatında denenmeler ve ayartılar vardır. Bu denenme ve ayartılara başarıyla galip gelmek sizde olgunluk ve güçlü bir karakter oluşturur.
Öyleyse bir Hristiyan denenmeler geldiğinde şaşırıp panik olmaz yada kızmaz. Bu durumda gereken bilgelik için Tanrı'ya dua eder. Zulümle yada güçlükle yüzleşebilmek için gerekeni Tanrı size verecektir. Emin olmalısınız ki, Tanrı size sabır verecektir ve denenme zamanlarında sizi güçlü tutacaktır.
3- Sevgi Yasası: Sizler Tanrı'nın yüce merhameti sayesinde kurtuldunuz, işler yaparak (işlere dayalı yasa ile) kurtulmadınız. Fakat Mesih size özel bir emir verdi: Komşularınızı kendiniz gibi sevin.[1] Öyleyse etrafınızdakileri sevmeli ve onlara sevgi ile hizmet etmelisiniz.
Sevgiye dayalı yasayı tutmak imanımızın gerçekliğini ve imanın bu dünyadaki yaşam için olan gerekliliğini uluslara gösterecektir. Sizler başkalarına sevgi gösterdikçe kendi benliğinizi ve dünyasallığınızı yenmiş oluyorsunuz.
4- Bilgece Konuşmak: Bilgelik kendisini sözlerde gösterir. Sizler konuşmalarınızın yıkıcı sonuçlarından sorumlusunuz. Tanrı'nın bilgeliği dilinizi kontrol etmenize yardımcı olur. Bu da hareketlerinizi, işlerinizi ve bedeninizi kontrol etmenize yardımcı olur.
Tanrı'nın bilgeliğini kabul etmek sözlerinizi etkiler. Böylece sözleriniz de sizleri gerçek alçak gönüllüğe taşır ve esenliğe yönlendirir. Konuşmadan önce düşünmekle Tanrı'nın sizi kontrol etmesine izin vermiş olursunuz.
5- Zenginlik: Hristiyanlar dünyasal tutumlarla şereflerini tehlikeye atamazlar. Para ve zenginlik kolay kapılabileceğiniz denenmeler haline dönüşebilir. Zenginliğin görkemi geçicidir. Hristiyanlar korku ve saygıyla hizmet ettikleri Tanrı'ya ait zenginliklerin ve çürümez olan hazinelerin peşinde olmalıdır. Hristiyanlar zenginliğin tarafını tutamadığı gibi fakirlerin önyargılı olmasına sebep olacak davranışlardan yada fakirlerin kalbini kırabilecek davranışlardan kaçınmalıdırlar.
Hristiyanlar olarak hepimiz sahip olduklarımızı nasıl kullandığımız konusunda bir sorumluluğumuz olduğunu unutmamalıyız. Hristiyanlar zenginliğini artırma, para biriktirme peşinde kimseler değil, sahip olduklarını cömertçe başka kimselerle paylaşma eğilimi taşıyan kimseler olmalıdır. Öyleyse bir Hristiyan zenginliğe imrenerek bakmaz yada fakirliğe hor bakamaz.
Çalışma Sorusu:
Yakup Mektubunu üç bölümde kısa açıklamalarla tanıtınız
II. Bölüm: Mektubun Bölümlerine Genel Bakış
1. Bölüm (1-27)
1.a-) Tanrı'nın Bilgeliği (1:1-11): Denenmelerle karşılaştığınızda bilgeliğe ihtiyacınız vardır. Bir Hristiyan denenmeleri bilgelikle karşıladığında ruhsal büyüme ve olgunlukta ilermiş olur. Tanrı'ya güvenirseniz denenmeler size karşı çalışamaz ama sizin için çalışmış olur.
1.b-) Tanrı'nın iyiliği (1:12-20): Tanrı'nın size karşı ne kadar iyi olduğunu doğru bir şekilde anladığınızda denenmelerle karşınıza çıkan önünüzdeki düşmandan bir korkunuz olmayacaktır. Denenmeleri bereketlenme fırsatı olarak düşünüp değerlendirdikçe denenmelere hayır deme gücünüz daha da artacaktır.
1.c-) Tanrı'nın Sözü (1:21-27): Tanrı'nın sözü bizlere ruhsal doğuşu ve yenilenmeyi getiriyor.[2] Tanrı Sözü ruhsal meyveler üreten bir tohuma benzer. Diğer yandan bir ayna gibi kendimizi görüp düzeltmemize yardım eder (1.23-25) ve yaşamlarımızı pak tutmamıza yardım eder. Sizler Tanrı Sözünü yalnızca okumak ve çalışmak için değil aynı zamanda hayatınıza tatbik etmeye çağrıldınız. Bunu yapmak bir berekettir.
2.Bölüm (1-26)
2.a-) Gerçek İman Ayrım Yapmaz (2:1-13): Eğer gerçek imana (kurtaran iman) sahipseniz bu sizi daima tarafsız ve en önemlisi adil bir kişi yapar. Böylece sizler insanların giyimlerine değil karakterlerine bakan kimseler olursunuz. Bunu anlamı şudur; herkesi İsa Mesih'in adından dolayı seversiniz. Bir Hristiyan başkalarını sever ve Rab'bin kendisine davrandığı gibi başkalarına davranır.
2.b-) Gerçek İman Eylemde Gözükür (2:14-26): Gerçek iman kendini eylemlerde gösterir. İman yalnızca hakkında konuştuğumuz bir şey değildir. İman hayatımızın her alanını motive eder, böylece sizleri başkalarına sevgi ile hizmete yönlendirir. İbrahim iman ile kurtulduğu halde imanını Tanrı'nın buyruğuna itaat ederek gösterdi (Rahav Tanrı'ya iman etmekle kurtuldu[3]).
Yakup burada Pavlus'un öğrettiğinin[4] tersini söylemiyor yada lütufla kurtuluş öğretisini inkar etmiyor. Aslında her ikisi birbirini tamamlıyor. Bizler Tanrı önünde lütufla aklanıyoruz, insanlar önünde de işlerle aklanıyoruz.[5] Tanrı imanımızı görür ama insanlar yalnızca işlerimizi görebilirler.
3.Bölüm (1-18)
Yakup terbiye edilmeyen dil hakkında konuşmayı gerekli görüyor çünkü konuşma tarzımız bazen problemlere sebep olmaktadır (1.26, 2.12; 4.1, 1-12). Ama kelimelerimizden daha çok önemli olan kalbimizdir (3.14, Matta 12.35-37).
3.a) Dilinizin Kontrolü Kimde? (3:1-4): Eğer diliniz Tanrı'nın kontrolü altındaysa söylediklerinizi taşıyabilir, sorumluluklarınızı yerine getirebilirsiniz (3.1). Böylece bütün bedeninizi Tanrı'nın kontrolü altına sokarsınız (3.2). Bizlerin atların ağzında ki gemi doğru yönlendiren bir biniciye yada geminin dümenini doğru yöne çeviren bir kaptana ihtiyacı vardır. Bunu da yapabilecek en doğru kişi Tanrı'dır. Öyleyse sizler dilinizi Tanrı’nın kontrolü altına getirdiğinizde bedeninizin de kontrolünü Tanrı’ya bırakmış olursunuz.
Mezmur 141 bu konuda sıkıntısı olanlar için iyi bir dua olabilir:
1 Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş!
Sana yakarınca sesime kulak ver!
2 Duam önünde yükselen buhur gibi,
El açışım akşam sunusu gibi kabul görsün!
3 Ya RAB, ağzıma bekçi koy,
Dudaklarımın kapısını koru!
4 Yüreğim kötülüğe eğilim göstermesin,
Suç işleyenlerin fesadına bulaşmayayım;
Onların nefis yemeklerini tatmayayım.
3.b-) Dilimizi terbiye Edersek Sonuç Ne Olacak? (3:5-12): Konuşarak kontrol edilemeyen bir yangın mı başlatıyorsunuz yada konuşarak tamir edilemez zararlara mı sebep oluyor sunuz? Diliniz vahşi bir canavar yada öldürücü bir zehir gibi mi? Sizler bir kere sözü söyledikten sonra artık sözünüzden geri dönemezsiniz.[6]
3.c-) Motivasyonunuz nedir? (3:13-18): Kalbinizde bir acılık yada kıskançlık var mı? Tanrı'nın bilgeliğinden mi yoksa dünyanın bilgeliğinden mi konuşuyorsunuz? "Barış yapıcı" kelimesi sizi tanımlıyor mu yoksa "kavgacı, kinci, oyunbozan, sorun çıkaran" biri olarak mı tanınıyorsunuz? Eğer Tanrı'nın önünde yüreğiniz doğru ise (İbraniler 4.12) sizin sözlerinizden doğruluk meyveleri çıkacaktır.
4.Bölüm (1-17)
Elçilerin Kilisesinde "birbirinizi nasıl sevdiğinizin farkına varın" denirdi, bugünün kilisesinde ise insanlar "birbirinizle nasıl yarıştığınızın farkına varın" diyebilirler. Tanrı'nın halkının bazen bir arada birlikte olması ve ileriye dönük kararlar alması neden zordur?
4.a-) Bencillik (4:1-3): Aranızdaki yarış, çekişme veya kıskançlık birbirinize karşı savaşa dönüşebilir. Bazen başkalarını incitmek pahasına da olsa kendinizi hoşnut etmek peşinde koşabiliyorsunuz. Bu durumda dikkat etmezseniz dualarınız bile bencil isteklere dönüşebilir.
4.b-) Dünyasallık (4:4): İbrahim'in dünyadan ayrıldığı için Tanrı dostu olduğunu unutmayın (2.23). Ama Lut dünya ile dost oldu (Tekvin 13.1-13). Burada Yakup’un ne dediğini anlamak için I.Yuhanna 2.15-17 ayetleri üzerinde düşünmek faydalı olacaktır.[7]
4.c-) Gurur (4:5-10): Şeytan gururu nasıl kullanacağını iyi biliyor bu yolla Havva'yı (Tekvin 3.1-6) yendiği gibi sizi de yenebilir. Ağlamanız gereken günahlarınıza gülüyor musunuz? Şeytana direniyor musunuz yoksa Rab'be mi karşı geliyorsunuz?
4.d-) Eleştiri (4:11-12): Kendi günahlarımızı gizlemenin en kolay yolu suçu başkalarına atmak yada başkalarının günahını açığa çıkarmaktır. Dedikodu ve iftira Kutsal Ruh'u kederlendirir, aile (kilise) birliğini bozar. Tanrı sizleri tanıklar olmak üzere çağırdı, yargıçlar olmanız için değil.
4.e-) Böbürlenmek (4:13-17): Hayat çok kısadır ve gelecek bizim için bilinmezdir. Öyleyse biz Rab'bin isteğini bugün yapmalıyız. Gelecek için plan yaptığınızda yaptığınızda bu yüzden daima "Rab dilerse" demeliyiz (yolumuzu Rab'be bırakmalıyız).[8]
5.Bölüm (1-20)
Son günlerde, İsa Mesih ikinci defa gelmeden önce Tanrı bizden yaşamlarımız için ne istiyor?
5.a-) Önceliklerimiz (5:1-6): Bu hayatın anlamı yalnızca servet edinmek için yaşamak değildir. Sizler dünyanın zenginliği peşinde koştukça gerçek zenginliklerinizi kaybediyorsunuz, Rab'den almanız gereken bereketlere de sırtınızı dönmüş olursunuz.[9] Tanrı neye ihtiyacınız olduğunu biliyor. Eğer Matta 6.33 ayetini hayatınızda uygularsanız Tanrı da ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır.[10]
5.b-) Sabır (5:7-12): Eğer doğruluk tohumu ekmişsek bereket hasadını da biçeceğiz ancak sabırlı olmalıyız. Eğer başkaları sizi istismar ediyorsa, kendi çıkarı için kullanıyorsa Yargıcın kapıda olduğunu bilerek sabırlı olun. Hayatınızda denenmelerle karşılaşıyorsanız sabırlı olun, Tanrı bir Kral olarak tahtında oturuyor ve her şeye hükmediyor (Tanrı’ya güvenin ve sabırlı olun).
5.c-) Dua (5:13-18): Pek çok dua vardır. Bereket duası, tövbe ve pişmanlık duası, yüceltme ve övgü duaları, hastalar için dualar, istekler için sunulan dualar, uluslar için olan dualar, ders çalışmadan önce yapılan dua, kiliseye gelmeden önce yapılan dua, v.s. Dua sorunumuzu çözmez yada bize bir şey sağlamaz diyemeyiz. Dua yapılacak işlerin en başında gelmelidir. Dua ve yalvarışla Rab’den dileyin, gerisini Kutsal Ruh’a bırakın.[11]
5.d-) Kişisel İlgi (5:19-20): Sizlerin tek tek bireylere yönelik ilgisi ve hizmeti çok önemlidir (1.27; 2.1-4, 14-16). Bir kimse yoldan ayrılmaya başlamışsa bunu görüp o kişiye yol göstericilik, öğretmenlik veya danışmanlık yapabilir misiniz? Gerçekten kayıp koyunlarla ilgili misiniz, onlara yadım etmeye çalışıyor musunuz, çaba ve sabırla beklemek gerektiren bu işe hazır mısınız?
Çalışma Sorusu:
Bu bölümdeki bütün başlıkları (1.a-5.d) bir kimseye danışmanlık yaptığınızı farz ederek onun kişisel hayatı için pratik bir öğüt şeklinde yeniden tanımlayınız.
III. Bölüm: Mektubun Öğretisi
1. Mektubun Genel Karakteri: Mektup dağılmış (diaspora) olan on iki oymağa hitaben yazılmıştır. Diaspora kelimesi genelde İsrail’in dışında yaşayan Yahudiler için kullanılan bir kelimedir. Fakat Yakup[12] Mektubunun okuyucuları Hristiyan kimselerdi ve İstefan’ın[13] ölümü ile başlayan baskı sonucu Yeruşalim’den Roma dünyasının çeşitli yerlerine dağılmışlardı. Bu dağılmış olan oymakların içinde muhtemelen Yahudilikten gelen kimseler vardı. Çünkü Yakup Eski Ahitten yaptığı alıntıları kullanırken okuyuculara hitap şeklinden onların Eski Ahiti bilen kimseler olduğu kanaatine varmaktayız:
2.21Atamız İbrahim, 'oğlu İshak'ı sunak üstünde sunmakla yapılan işler sonucunda doğrulukla donatılmadı mı?[14]
Yakup mektubuna başlarken kendisini kul olarak nitelendirerek (1.1) Mesih’in Rabliğini öncelikle güçlü bir şekilde vurgular. Çünkü Yakup’un hitap ettiği kimseler “Rab İsa Mesih’e iman edenler” topluluğudur (2.1). Bu topluluk Rab’bin gelişini bekleyen bir topluluktur (5.7-8). Bu yüzden topluluk iman hayatını Rab İsa Mesih adıyla devam ettirir (5.14-15).
Diğer yandan Yakup diasporada yaşayan Hristiyanlar kardeş[15] olarak hitap eder. Bu ifadenin o dönem kilisesinde Mesih’in öğretişinden[16] dolayı sık kullanılan bir ifade olduğu anlaşılmaktadır.
Mektup, denenmelerin sıklıkla yaşandığı o dönem kilisesine bunlardan zaferle ve bereketle çıkılabileceği öğretilerek başlar (1.2). Aslında bu denenmeler Elçisel hizmetin ve o dönem Hristiyan hayatının bir parçasıdır.[17] Ancak denenmelerin sonunda bir bereket vardır:
1.12: Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla çıktığı zaman, Rab'bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.
Ama dikkatli olmak gereklidir. Bazen ayartı bizim kendi kötü doğamızın sonucudur ve bu günah ve düşüş getirir (1.14-15). Yakup bizlere denenme ve dayanma konusunda uyarı yaptıktan sonra ruhani hayatta Tanrı ile olan ilişkimizi düzenleyici bir yaklaşım sunar (1.2-8).
1.22Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun. 23Bir kimse sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmazsa, aynada kendi doğal yüzüne bakan adama benzer. 24Adam kendini görür, sonra gider ve nasıl bir kişi olduğunu hemen unutur. 25Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır.
1.27Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.
2. 14Kardeşlerim, eğer bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse, bu neye yarar? Öyle bir iman o kimseyi kurtarabilir mi? 15‑16Bir erkek ya da kız kardeş çıplak ve günlük yiyecekten yoksunken, sizden biri ona, «Esenlikle git, ısınmanı ve doymanı dilerim» derse, ama bedenin gereksindiklerini vermezse, bu neye yarar? 17Aynı şekilde, tek başına eylemsiz iman da ölüdür. 18Ama biri şöyle diyecektir: «Senin imanın var, benim eylemlerim var.» Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de imanımı sana eylemlerimle göstereyim. 19Sen, Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar! 20Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun? 21Atamız İbrahim, oğlu İshak'ı sunağın üzerinde Tanrı'ya adama eylemiyle aklanmadı mı? 22Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı. 23Böylelikle, «İbrahim, Tanrı'ya iman etti ve böylece aklanmış sayıldı» diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu denildi. 24Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır. 25Aynı şekilde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı? 26Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.[18]
3. 13Aranızda bilge ve anlayışlı olan kim? Olumlu yaşayışıyla, bilgelikten doğan alçakgönüllülükle iyi eylemlerini göstersin.
Samimi iman aynı şekilde dilini dizginlemeyi de gerekli kılar (1:26). Çünkü insanın öfkesi Tanrı’nın istediği doğruluğu sağlamayacaktır (1:19-20). Yakup, bizlerin dilimizi denetlememizi ister çünkü dilimizi denetlediğimizde var olan zorluklar içinde başkalarına Kelami olan cevabı verebiliriz. Eğer bunu yapamazsak kendi hatalarımızı onlara da taşımış oluruz (3:1-2). Atın ağzındaki gem yada geminin dümeni bir yön vermek için nasıl kullanılıyorsa bizler de dilimizi denetlediğimiz zaman bizi dinleyen kimselerin hayatlarına Kelami bir yön vermiş oluruz (3:3-4). Dil denetlenmediği zaman ormanı yok eden ateş gibi tehlikeli bir şeydir (3:5-6). Yakup, Hristiyanların yaşadıkları toplumda inançlarının teolojik farklılığı kadar konuşma şekilleriyle de ayrı kimseler olması gerektiğini vurgular (3:7-10).[19] Çünkü Hristiyanlar dillerini denetleyerek konuştukları sürece Rab’bin güzelliğini yansıtacaklardır (3:11-12). Dilimizi denetlemeden konuşursak Yasa’yı da yargılamış oluruz (4:11, 16). O halde bir Hristiyan yarın için, gelecek için konuşurken planlarını Rab’be adamalı ve Rab dilerse diyerek konuşmalıdır (4:13-15). Denetlenmeyen dilin bir alışkanlığı da söylenmek ve homurdanmaktır (5:9). Diğer bir denetlenmeyen dil alışkanlığı ise bazen yemin etmekte kendini gösterir (5:12). Hristiyanlar bu durumda konuşurlarken çok dikkatli olmalıdırlar. Yakup dilini denetleme konusunu sürekli dua etmeye teşvik ederek mektubunu bitirir (5:13-18).
2:26 Ruhsuz beden nasıl ölüyse, eylemsiz iman da ölüdür.
Yaşayan iman denendiğinde (1:2-3) sabır üretir (1:3):
1:2Kardeşlerim, çeşitli denemelerle yüz yüze geldiğiniz zaman, bunu büyük sevinçle karşılayın. 3Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.
Yaşayan imanda kuşku yoktur (1:6-8) ve böyle bir iman cevaplanır (1:5):
1:6Yalnız hiç kuşku duymadan, imanla istesin. Çünkü kuşku duyan kişi rüzgârın sürükleyip savurduğu deniz dalgasına benzer. 7-8Tüm yaşamında böyle değişken, kararsız olan adam Rab'den bir şey alacağını ummasın.
1:5 Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir.
Yaşayan iman denenmelere dayanır ve sonsuz yaşam getirir:
1:12 Ne mutlu denemeye dayanan kişiye! Denemeden başarıyla çıktığı zaman, Rab'bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.
Yaşayan iman inanmaktan öte bir şeydir (2:19-20) ve eylemlerle etkin ve mükemmel kılınmıştır:
2:19Sen, Tanrı'nın bir olduğuna inanıyorsun, iyi ediyorsun. Cinler bile buna inanıyor ve titriyorlar! 20Ey akılsız adam, eylem olmadan imanın yararsız olduğuna kanıt mı istiyorsun?
2:22Görüyorsun, onun imanı eylemleriyle birlikte etkindi; imanı, eylemleriyle tamamlandı.
Yaşayan iman Tanrı’ya inanır (2:23-25) ve Tanrı önünde doğrudur (2:23):
2.23Böylelikle, «İbrahim, Tanrı'ya iman etti ve böylece aklanmış sayıldı» diyen Kutsal Yazı yerine gelmiş oldu. İbrahim'e de Tanrı'nın dostu denildi. 24Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır. 25Aynı şekilde, ulakları konuk edip değişik bir yoldan geri gönderen fahişe Rahav da bu eylemiyle aklanmadı mı?
Efesliler 2.10 Çünkü biz, Tanrı'nın önceden hazırladığı iyi işleri yolunda yürüyelim diye Mesih İsa'da yaratılmış olarak Tanrı'nın eseriyiz.
Yakup ölü imandan bahsettiği zaman demek istediği şey şudur: Gerçek iman Tanrı’nın Müjdesini bilir ve bu Müjde ile aynı fikirdedir. Gerçek iman büyür ve doğruluk meyveleri üretir. Yani gerçek iman kişinin kendi gayretlerine veya çabalarına dayanmaz. Pavlus iman ile aklanmayı[23] öğretirken aslında kişinin işleriyle ve kişisel çabalarıyla kendi kurtuluşunu kazanabileceği yanlışına cevap verir. İşlerle kurtuluş lütuf ile kurtuluşa zıt bir öğretidir. Yani Pavlus’un vurgulamak istediği şey Tanrı’nın kurtuluşunu kişinin işlerle yaparak satın alamayacağıdır. Yani kişi imkansız olan bir şeyi işlerle değiştiremiyor. Yakup iyi işleri[24] yada dindarlığı bahsederken yaşayan Tanrı’ya dayalı bir imanı vurgulamaya çalışmıştır. Diğer yandan Yakup iyi işleri vurgularken imanın belirli bir üst doktrinsel bilgi ile elde edilebileceği yanlışına da karşı çıkmış olur.[25] Çünkü Tanrı’nın bir olduğunu bilmek iman sahibi olmak anlamına gelmemektedir (2:19). Tanrı birdir demek Mesih’in kurtarışını kabul etmek anlamını taşımamaktadır. Gerçek iman sadece aklı kapsayan bir bilgi değildir. Gerçek iman insanın her yönünü tümüyle kapsar. Pavlus ve Yakup İYİ İŞLERi Mesih’e samimi bir şekilde imanın ve güvenin sonucu olarak görürler.[26]
Ayrıca unutmamak lazım ki iyi işlerimiz asla mükemmel değildir,[27] iyi işlerimiz ancak (Mesih’e olan imandan dolayı) Tanrı’nın merhamet etmesi üzerine kabul edilirler.[28] Bizler iyi işler yaptığımızda Tanrı’ya olan minnettarlığımızı ifade etmiş olmaktayız. Bir Hristiyan kötü işler yapamayacağı için İYİ İŞLER yapar ve Tanrı da bizlere iyi işlerin yolunda yürümemiz için ödül vaat etmiştir.[29]
Yakup iman ve işler konusunda kafamızda oluşabilecek yanılgıları çözümlemek için bizlere öncelikle Müjdenin Özgürlük Yasası olduğunu hatırlatır (1.25). Bunun anlamı şudur: Bizler Mesih’i kabul ettiğimizde Kutsal Ruh bizleri mesh etmek ve yenilemek için bizi doldurur. Böylece Tanrı’nın Ruh’u bizlere Tanrı’ya itaat ve buyruklarını yapma arzusu verir. Böylece Hristiyan hayatını yaşarken pratik ettiğimiz kurallar uymak zorunda olduğumuz toplumsal kurallar yada yapılması iyi olan toplumun ahlaki kurallarından farklı olarak, yani dışsal kurallardan farklı olarak bizlerin doğal davranışları olmaya başlarlar. Böylece 1.27 ayetinde temiz ve kusursuz olarak bahsi geçen dindarlık dışsal değil ama içsel bir Yasayı izlemenin izliyor olmanın sonucu olur. Yakup iyi işleri gerçek bir imanın kanıtları olması yönüyle vurgulamıştır:[30]
Matta 7:7«Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacaktır. 8Çünkü her dileyen alır, arayan bulur, kapıyı çalana kapı açılır. 9Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir? 10Ya da balık isterse ona yılan verir? 11Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerde olan Babanızın, kendisinden dileyenlere güzel şeyler vereceği çok daha kesin değil mi?
Yakup 1:5 Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir.
Yakup 1:17 Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, kendisinde değişkenlik ya da döneklik gölgesi olmayan Işıklar Babası'ndan gelir.
Matta 7. 24«İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerinde kuran akıllı adama benzer. 25Yağmur yağmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve saldırmış; ama ev yıkılmamış. Çünkü kaya üzerine kurulmuştu. 26Bu sözlerimi duyup da uygulamayan herkes, evini kum üzerinde kuran budala adama benzer. 27Yağmur yağmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve yüklenmiş. Ve ev çökmüş; çöküşü de korkunç olmuş.»
Yakup 1:22Tanrı sözünü yalnız duymakla kalarak kendinizi aldatmayın, bu sözün uygulayıcıları da olun.
Yakup 1:25 Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakan ve ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan adam, yaptıklarıyla mutlu olacaktır.
Matta 5.3 «Ne mutlu ruhta yoksul olanlara!
Göklerin Egemenliği onlarındır.
Yakup 2:5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?
Matta 5:7 Ne mutlu merhametli olanlara!
Onlar merhamet bulacaklar.[31]
Yakup 2:13 Çünkü yargı, merhamet göstermemiş olana karşı merhametsizdir. Merhamet, yargıya galip gelir.
Matta 5:9 Ne mutlu barışı sağlayanlara!
Onlara Tanrı oğulları denecek.
Yakup 3:18Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.
Matta 22:39 İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: `Komşunu kendin gibi sev.'
Yakup 2:8«Komşunu kendin gibi sev» diyen Kutsal Yazı'ya uyarak Kralımız Tanrı'nın Yasasını gerçekten yerine getiriyorsanız, iyi ediyorsunuz.
Matta 7:15 «Sahte peygamberlerden sakının! Kuzu postuna bürünerek gelirler size, ama özde yırtıcı kurtlardır. 16Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi? 17Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir. 18İyi ağaç kötü meyve veremez. Kötü ağaç da iyi meyve veremez.
Yakup 3:12Kardeşlerim, incir ağacı zeytin, ya da asma incir verebilir mi? Aynı şekilde, tuzlu su kaynağı tatlı su veremez.
Markos 11: 22İsa onlara şöyle karşılık verdi: «Tanrı'ya iman edin. 23Size doğrusunu söyleyeyim, kim şu dağa, `Kalk, denize atıl!' der ve yüreğinde kuşku duymadan dediğinin olacağına inanırsa, dileği yerine gelecektir. 24Bunun için size diyorum ki, duayla dilediğiniz her şeyi daha şimdiden almış olduğunuza inanın, dileğiniz yerine gelecektir.
Luka 8:50İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: «Korkma, sadece iman et, kızın kurtulacak.»
Yakup 1:6Yalnız hiç kuşku duymadan, imanla istesin. Çünkü kuşku duyan kişi rüzgârın sürükleyip savurduğu deniz dalgasına benzer.
Matta 7. «Başkasını yargılamayın ki, siz de yargılanmayasınız. 2Başkasını nasıl yargılarsanız, siz de aynı yoldan yargılanacaksınız. Hangi ölçekle ölçerseniz, size de aynı ölçek uygulanacak.
Yakup 4:11Kardeşlerim, birbirinizi yermeyin. Kardeşini yeren ya da kardeşini yargılayan kimse, Yasa'yı yermiş ve Yasa'yı yargılamış olur. Ama Yasa'yı yargılarsan, Yasa'nın uygulayıcısı değil, yargılayıcısı olmuş olursun. 12Oysa tek bir Yasa koyucu ve tek bir Yargıç vardır; kurtarmaya ve mahvetmeye gücü yeten O'dur. Ya komşusunu yargılayan sen, kim oluyorsun?
Matta 6:34 O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.
Yakup 4:13-14 Dinleyin şimdi, «Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız ve para kazanacağız» diyen sizler, yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa bir süre görünen ve sonra kaybolan bir buğu gibisiniz.
Matta 6:19 Yeryüzünde kendinize hazineler biriktirmeyin. Burada güve ve pas onları yiyip bitirir, hırsızlar da girip çalarlar. 20Bunun yerine kendinize gökte hazineler biriktirin. Orada ne güve ne pas onları yiyip bitirir, ne de hırsızlar girip çalar. 21Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacak.
Matta 6:24 «Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı'ya, hem de paraya kulluk edemezsiniz.
Yakup 5:2Varlığınız çürüdü, giysileriniz güve yeniği oldu. 3 Altınınız, gümüşünüz pas tuttu. Onların pası size karşı tanıklıkta bulunacak ve etinizi ateş gibi yiyecek. Çağın sonunu belgeleyen şu günlerde varlık topladınız.
Matta 5:33 «Yine atalarımıza, `Yalan yere ant içme, ama Rab'be içtiğin antları tut' denildiğini duydunuz. 34-35Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin, ne gök üzerine çünkü orası Tanrı'nın tahtıdır; ne yer üzerine çünkü orası O'nun ayaklarının basamağıdır; ne de Kudüs üzerine çünkü orası Büyük Kral'ın kentidir. 36Başınızın üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçınızın tek telini ak ya da kara edemezsiniz. 37`Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan'dandır.
Yakup 5:12 Kardeşlerim, öncelikle şunu söyleyeyim, ne gök üzerine, ne yer üzerine, ne de başka bir şey üzerine yemin edin. `Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun ki, yargıya uğramayasınız.
Markos 6: 6 İsa, çevredeki köyleri dolaşıp ders veriyordu. 7On iki öğrencisini yanına çağırdı ve onları ikişer ikişer halk arasına göndermeye başladı. Onlara, kötü ruhları kovma yetkisini verdi.
Markos 6:12Böylece öğrenciler yola çıkıp insanları tövbeye çağırmaya başladılar. 13Birçok cin kovdular; birçok hastayı, üzerlerine yağ sürerek iyileştirdiler.
Yakup 5:14 İçinizden biri hasta mı? Kilise topluluğunun İhtiyarları'nıa çağırsın. Rab'bin adıyla yağ sürdükten sonra onun için dua etsinler.
7 Yakup’un Eski Ahitten Öğretisi
Diğer yandan Yakup Mektubu Yahudi bir kültürden gelen bir kimse tarafından yazılmış olduğu çok açıktır. Çünkü Süleyman’ın Meselleri gibi yaygın bilinen sözler Yakup Mektubunda yer alır bulunur:
Yakup 1:5 Sizden birinin bilgelikte eksiği varsa, herkese cömertçe, azarlamadan veren Tanrı'dan istesin; Tanrı ona verecektir.
Yakup 3:13Aranızda bilge ve anlayışlı olan kim? Olumlu yaşayışıyla, bilgelikten doğan alçakgönüllülükle iyi eylemlerini göstersin. 14Ama yüreğinizde kin, kıskançlık ve bencillik varsa övünmeyin, gerçeği inkâr etmeyin. 15Böyle bir bilgelik, gökten inen değil, dünyadan, benlikten, cinlerden gelen bir bilgeliktir. 16Çünkü nerede kıskançlık ve bencillik varsa, orada karışıklık ve her tür kötülük vardır. 17Ama gökten inen bilgelik her şeyden önce paktır, sonra barışçıl, yumuşak ve uysaldır. Merhamet ve iyi meyvelerle doludur. Kayırıcılığı ve ikiyüzlülüğü yoktur. 18Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.
Süleymanın Meselleri 1: 2 Bu özdeyişler, bilgeliğe ve terbiyeye ulaşmak,
Akıllıca sözleri anlamak,
3 Başarıya götüren terbiyeyi edinip
Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,
4 Saf kişiyi ihtiyatlı,
Genç adamı bilgili ve sağgörülü kılmak içindir.
Süleymanın Meselleri 2:10 Çünkü yüreğin bilgelikle dolacak,
Zevk alacaksın bilgiden.
11 Sağgörü sana bekçilik edecek,
Ve akıl seni koruyacak.
12 Bunlar seni kötü yoldan,
Ahlaksızın sözlerinden kurtaracak.
13 Onlar ki karanlık yollarda yürümek için
Doğru yoldan ayrılırlar.
14 Kötülük yapmaktan hoşlanır,
Zevk alırlar kötülüğün aşırısından.
15 Yolları dolambaçlı,
Yaşayışları çarpıktır.
Süleymanın Meselleri 4:5 Bilgeliği ve aklı sahiplen,
Söylediklerimi unutma, onlardan sapma.
6 Bilgelikten ayrılma, o seni korur.
Sev onu, seni gözetir.
7 Bilgeliğe ilk adım onu sahiplenmektir.
Bütün servetine mal olsa da akla sahip çık.
8 Onu el üstünde tut, o da seni yüceltecek,
Ona sarılırsan seni onurlandıracak.
9 Başına zarif bir çelenk,
Görkemli bir taç giydirecektir.
Süleymanın Meselleri 9:10 RAB korkusudur bilgeliğin temeli.
Akıl Kutsal Olan'ı tanımaktır.
11 Benim sayemde günlerin çoğalacak,
Ömrüne yıllar katılacak.
12 Bilgeysen, bilgeliğinin yararı sanadır,
Alaycı olursan acısını yalnız sen çekersin.
Yakup 2:13 Çünkü yargı, merhamet göstermemiş olana karşı merhametsizdir. Merhamet, yargıya galip gelir.
Süleymanın Meselleri 21:13 Yoksulun feryadına kulağını tıkayanın
Feryadına yanıt verilmeyecektir.
Yakup 3.2 Çünkü hepimiz çok hata yaparız. Eğer bir kimse sözleriyle hiç hata yapmazsa, bütün bedenini de dizginleyebilen yetkin bir kişidir.
Süleymanın Meselleri 10:19 Çok konuşanın günahı eksik olmaz,
Sağduyulu kişiyse dilini tutar.
Yakup 3.6 Dil de bir ateş, bedenimizin üyeleri arasında bir kötülük dünyasıdır. Bütün varlığımızı kirletir. Cehennemden alevlenmiş olarak yaşamımızın gidişini alevlendirir.
Süleymanın Meselleri 16:27 Alçaklar başkalarına kötülük tasarlar,
Konuşmaları kavurucu ateş gibidir.
Yakup 3:18 Barış içinde eken barış yapıcıları doğruluk ürününü biçerler.
Süleymanın Meselleri 11:18 Kötü kişinin kazancı aldatıcıdır,
Doğruluk ekenin ödülüyse güvenlidir.
Yakup 4:6 Yine de bize daha çok lütfeder. Bu nedenle Yazı şöyle diyor:
«Tanrı kibirlilere karşıdır,
ama alçakgönüllülere lütfeder.»
Süleymanın Meselleri 3.34 RAB alaycılarla alay eder,
Ama alçakgönüllülere lütfeder.
Yakup 4:13‑14Dinleyin şimdi, «Bugün ya da yarın filan kente gideceğiz, orada bir yıl kalıp ticaret yapacağız ve para kazanacağız» diyen sizler, yarın ne olacağını bilmiyorsunuz. Yaşamınız nedir ki? Kısa bir süre görünen ve sonra kaybolan bir buğu gibisiniz.
Süleymanın Meselleri 27:1 Yarınla övünme,
Çünkü ne getireceğini bilemezsin.
Yakup 4:11Kardeşlerim, birbirinizi yermeyin. Kardeşini yeren ya da kardeşini yargılayan kimse, Yasa'yı yermiş ve Yasa'yı yargılamış olur. Ama Yasa'yı yargılarsan, Yasa'nın uygulayıcısı değil, yargılayıcısı olmuş olursun.
Süleymanın Meselleri 6:16 RAB'bin nefret ettiği altı şey,
İğrendiği yedi şey vardır:
17 Gururlu gözler,
Yalancı dil,
Suçsuz kanı döken eller,
18 Düzenbaz yürek,
2 Kötülüğe seğirten ayaklar,
19 Yalan soluyan yalancı tanık
Ve kardeşler arasında çekişme yaratan kişi.
Yakup 1:18 O, yarattıklarının bir anlamda ilk meyveleri olmamız için bizi, kendi isteği uyarınca, gerçeğin bildirisiyle yaşama kavuşturdu.
Yakup Mektubunun okuyucuları İsa Mesih’e Rab ve Kurtarıcı olarak o dönemin ilk iman eden kimseleriydi. Yakup, okuyucularını Kutsal Yasadan iyi bildikleri ve Rab’be tapınmayı ima eden ilk ürün ile mukayese etmektedir. Çünkü ilk ürün Rab’be sunulurdu.[32]
8. Yoksullar (2:2-7) ve Zenginler (5:1-6)
Yakup 2:1-13 ayetlerinde Yakup özellikle zenginlere karşı fakirlere yönelik ayrım yapılmasını eleştirdiğinde insanlar arasında her hangi bir şekilde ayrım yapmaya karşı çıkar:
Yakup 2:5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?
Yakup Mektubunda Eski Ahitteki Tanrı’nın fakirlere olan ilginin aynısını görmekteyiz. Bu ilgiyi dört başlık altında toplayabiliriz:
a-) Tanrı’nın fakirlere (ezilmiş kimselere, toplum dışına itilmiş kimselere, dullara, yetimlere, gurbette olanlara) ilgisini:
Yakup 2.5 Dinleyin, sevgili kardeşlerim: Tanrı, bu dünyada yoksul olanları imanda zenginleşmek ve kendisini sevenlere vaat ettiği egemenliğin mirasçıları olmak üzere seçmedi mi?[33]
Mezmur 68: 5 Kutsal konutundaki Tanrı,
Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.
6 Tanrı kimsesizlere ev verir,
Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur,
Ama başkaldıranlar kurak yerde oturur.
Tesniye 10:17 Çünkü Tanrınız Yahve, tanrıların Tanrısı, rablerin Rabbi'dir. O kimseyi kayırmayan, rüşvet almayan, ulu, güçlü, heybetli Tanrı'dır. 18 Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar.
b-) Tanrı kendi halkından bu yoksul kimselere ilgi göstermesini bekliyor:
Tesniye 10:19 Siz de yabancıları seveceksiniz. Çünkü Mısır'da siz de yabancıydınız.
Amos 2:6 RAB şöyle diyor:
"İsraillilerin cezasını kaldırmayacağım,
Çünkü günah üstüne günah işlediler;
Doğruyu para için,
Yoksulu bir çift çarık için sattılar.
7 Onlar ki,
Yoksulun başını toz toprak içinde çiğner
Ve mazlumun hakkını bir yana iterler.
Baba oğul aynı kızla yatarak
Kutsal adımı kirletirler.
Yakup 1:27 ayeti aynı yaklaşım içindedir:
Baba Tanrı'nın gözünde temiz ve kusursuz olan dindarlık kişinin, öksüzlerle dulları sıkıntılı durumlarında ziyaret etmesi ve kendini dünyanın lekelemesinden korumasıdır.
c-) Genellikle fakir ve doğru kimseler ihtiyaçları olan yardım için Tanrı’ya daha çok bakarlar. Bu yüzden onalar duaları ile Tanrı’dan lütuf bekler:
Mezmur 40:17 Bense mazlum ve yoksulum,
Düşün beni, ya Rab.
Yardımcım ve kurtarıcım sensin,
Geç kalma, ey Tanrım![34]
Yakup Mektubu fakir kimselere bir gün Mesih’in onları kurtarmak için geri döneceğini hatırlatır ve onları kurtarışı için Mesih’e güvenmeye teşvik eder. Yakup 5:7-11 ayetleri arasında bu yaklaşımı görmekteyiz:
7Öyleyse kardeşler, Rab'bin gelişine dek sabredin. Bakın, çiftçi ilk ve son yağmurları alıncaya dek toprağın değerli ürününü nasıl sabırla bekliyor! 8Siz de sabredin. Yüreklerinizi güçlendirin. Çünkü Rab'bin gelişi yakındır. 9Kardeşler, yargılanmamak için birbirinize karşı homurdanmayın. İşte, Yargıç kapının önünde duruyor. 10Kardeşler, Rab'bin adıyla konuşmuş olan peygamberleri sıkıntılarda sabır örneği olarak alın. 11Sıkıntıya dayanmış olanları mutlu sayarız. Eyüp'ün nasıl dayandığını duydunuz. Rab'bin en sonunda onun için neler yaptığını bilirsiniz. Rab çok şefkatli ve merhametlidir.
d-) Eski Ahitte güç ve servetlerini doğru kimselere karşı kullanan kötü kimseler lanetlenmiştir. Fakat sadece zengin olmaktan dolayı zenginler lanetlenmez.
Mezmur 73: 3 Çünkü kötülerin gönencini gördükçe,
Küstahları kıskanıyordum.
4 Onlar acı nedir bilmezler,
Bedenleri sağlıklı ve semizdir.
5 Başkalarının derdini bilmez,
Onlar gibi çile çekmezler.
6 Bu yüzden gurur onların gerdanlığı,
Zorbalık onları örten bir giysi gibidir.
7 Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar,
İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.
8 İnsanlarla eğlenir, kötü niyetle konuşur,
Tepeden bakar, baskıyla tehdit ederler.
9 Göklere karşı ağızlarını açarlar,
Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.
18 Gerçekten onları kaygan yere koyuyor,
Yıkıma sürüklüyorsun.
Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor,
Yıkıma sürüklüyorsun.
19 Nasıl da bir anda yok oluyor,
Siliniveriyorlar dehşet içinde!
20 Uyanan birisi için rüya nasılsa,
Sen de uyanınca, ya Rab,
Hor göreceksin onların görüntüsünü.
Yakup 5:2-6 ayetlerinde aynı yaklaşımı görmekteyiz:
2‑4Toplandığınız yere altın yüzüklü, şık giyimli bir adamla kirli giysiler içinde yoksul bir adam geldiğinde, şık giyimli adama ilgiyle, «Sen buraya, iyi yere otur», yoksula da «Sen orada dur», ya da «Ayaklarımın dibine otur» derseniz, aranızda ayrım yapmış, kötü niyetli yargıçlar olmuş olmuyor musunuz? 6Ama siz yoksulun onurunu kırdınız. Sizi sömüren zenginler değil mi? Sizi mahkemelere sürükleyen onlar değil mi?
Diğer yandan Tanrı’nın zengin yada yoksul ayrımcılığına karşı olduğunu hatırlamamız gerekir:
Çıkış 23:2 "Kötülük yapan kalabalığı izlemeyeceksiniz. Bir davada
çoğunluktan yana konuşarak adaleti saptırmayacaksınız.
3 Duruşmada yoksulu kayırmayacaksınız.
Süleymanın Meselleri 22:2 Zenginle yoksulun ortak yönü şu:
Her ikisini de RAB yarattı.
Eyüp 34:18 Krallara, 'Değersizsiniz',
Soylulara, 'Kötüsünüz' diyen,
19Önderlere ayrıcalık tanımayan,
Zengini yoksuldan çok önemsemeyen O değil mi?
Çünkü hepsi O'nun ellerinin işidir.
Yakup insanların davranışlarında ayrım olmasını istemiyor. Çünkü bizler insanlar arasında ayrım yaparsak
- kötü düşünceli yargıçlar olmaktayız,
- Tanrı bu fakir kimseleri imanda zenginleştirmek istemiştir,
- Tanrı bu fakir kimseleri egemenliğin mirasçısı olarak seçmiştir,
- kaldı ki ayrım yaptıkları zengin kimseler onları mahkemeye sürükleyen kimselerdir,
- bu ayrım yaptıkları zengin kimseler küfreden kimselerdendir.
Yakup, yoksul olan ama imanda zengin olan kimselerden öğrenmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Çünkü bizler kardeşlerimizi yerdiğimiz yada yargıladığımız zaman aslında Yasa’nın UYGULAYICISI değil, YARGILAYICISI oluyoruz (4.11).[35]
Yakup’un zengin[36] kimselere ilişkin sözleri oldukça ciddi bir azarlamadır.Yakup’un hitap ettiği zengin kimseler o dönemin Hristiyan olarak tanınmış zenginleriydi. Ancak Yakup bu kimselerin çoğunlukla servetlerinin kaynağında doğru kazanç olmadığı fikrindedir (5.4). Böyle bir kazanç ile zengin olan kimseler gelecekte karşılaşacakları korkunç durumdan dolayı şimdiden üzüntü duymalıdırlar (5:1). Çünkü bu dünyada güven duydukları zenginlikleri geçicidir (5:2-3). Tanrı’nın zenginlerden yoksullara karşı Mesihsel bir hizmet istediği unutulmamalıdır.[37] Mesih’in dirilişinden sonraki günleri tanımlayan son günler ifadesi Mesih’in tekrar geleceğini işaret etmek için kullanılmıştır (5.3). Öyleyse Hristiyanlar nasıl olurda son günler içinde yaşarken ilgileri veya vakitleri bu denli dünyasal değerlere odaklanabilir? Adaletsiz yoldan elde edilen kazancın öcünü Tanrı bir gün alacaktır?[38]
Yakup adaletsiz zengin ve mağdur olan fakir ayrımına dikkat çekerken dayandığı en önemli temel Tanrı’nın kendi halkına fakirlere merhametli olmayı emretmesidir.[39] Bundan başka şunları söyleyebiliriz:
- Tanrı ve Tanrı'nın Mesih'inin fakirlere yönelik ilgisi vardır:
I.Samuel 2: 7 O kimini yoksul, kimini varsıl kılar;
Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
8 Düşkünü yerden kaldırır,
Yoksulu çöplükten çıkarır;
Soylularla oturtsun
Ve kendilerine yücelik tahtını miras olarak bağışlasın diye...[40]
- Fakirlere yardım eden insanlar Tanrı’nın gözünde doğru insanlardır:
Mezmur 112: 9 Mallarını yoksullara cömertçe dağıtır,
Doğruluğu sonsuza dek sürer,
Gücü ve saygınlığı artar.[41]
- Fakirleri küçük gören, alay eden veya onları ezen kimselere Tanrı gazap ve yargısını gönderecektir:
Amos 5: 11 Yoksulu ezdiğiniz,
Ondan zorla buğday kopardığınız için
Yaptığınız yontma taş evlerde oturmayacak,
Diktiğiniz güzel bağların şarabını içmeyeceksiniz.[42]
Tanrı neden fakirlere özel bir ilgi duyuyor? Gerçekte fakirler ihtiyaçları için Tanrı'ya daha fazla bağımlılık duymalarına rağmen fakir olmak insanları daha kutsal yapmıyor. Fakat zengin olmak ta doğru kimse olmak anlamına gelmiyor.
I.Korintliler 1:26 Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. 27 Ama Tanrı, bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti.28 Tanrı, dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için, dünyanın önemsiz, soysuz ve değersiz gördüklerini seçti.
Pavlus burada dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz saydığı kimselere Tanrı'nın nasıl lütuf gösterdiğini vurguluyor. Çünkü Ferisi inanış biçiminde zenginliğin bir bereket olduğu ve bu yüzden zengin kimselerin doğru kimseler olduğu anlayışı güçlü bir şekilde hakimdi. Ancak zengin kimseler kendi varlıklarına güvenip diledikleri her şeyi yaparlarken fakir insanlar her açıdan ihtiyaçları için Tanrı'ya bağımlılık duymaya daha yakın kimselerdi. Bu dünyanın zengin, akıllı ve güçlü insanları yaptıkları şeylerde insanlardan onur almaktadır. Fakat fakir insanların toplumdan övgü veya beğeni alabilecek bir şeyleri yoktur. Tanrı dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz saydığı kimselere lütfunu gösterdiğinde ise bütün övgü ve yüceliği insan değil de Tanrı'nın kendisi almaktadır.
Bu sebepten fakir insanlar Tanrı tarafından Kendisine güvenmeye çağrılmışlardır. Böylece bu kimseler Tanrı'nın sağlayışı ile sevineceklerdir (1:9-10). Zenginler varlıklarının çiçekler gibi geçici olduğunu bilerek ALÇAKGÖNÜLLÜ olmaya çağrılmaktadır (1:10-11). Zengin kimseler kendilerinden yoksul kimselere daha merhametli olmaya çağrılmışlardır (2:13).
Çalışma Soruları:
2:14-26 ayetlerini Matta 5:16 ayeti ışığında değerlendiriniz:
2:15-16 ayetlerini Matta 25:35-36, I.Yuhanna 3:17-18 ayetleri ışığında değerlendiriniz.
2:19 ayetini Matta 8:29, Luka 4:34 ayetlerini dikkate alarak “gerçek iman’ın” değerlendirmesini yapınız.
Yakup 2.20 ayetini Galatyalılar 5.6 ayeti ile kıyaslayınız.
YAKUP Mektubu 3. bölümün anlatım özelliklerini Matta 5-7; 13, Yuhanna 6; 10. bölümlerle karşılaştırdığınızda nasıl paralellikler buluyorsunuz?
Yakup 3:8 ayetini Romalılar 3:13 ayeti ile kıyaslayınız.
Heidelberg İlmihali:
62. Niçin yaptığımız iyi işler bizleri Tanrı’da doğru yapamaz yada en azından doğru sayılmamıza yardım etmez?
Çünkü Tanrı’nın sınamasından geçebilecek doğruluk tamamıyla mükemmel olmalı ve ilahi yasanın ölçülerine her şekilde uymalıdır. Bu hayatta yapabileceğimiz en iyi şey bile mükemmel değildir ve günahla lekelenmiştir.2
63. Bu ve gelecek yaşamda Tanrı’nın ödüllendirmeyi vaat ettiği iyi işlerin bir şey kazanmayacağını nasıl söyleyebilirsiniz?
Ödül kazanılmamıştır, o lütfun bir armağanıdır.4
64. Fakat bu öğretiş insanları umursamaz (ilgisiz) ve kötü yapmıyor mu?
Hayır. Gerçek imanla Mesih’e aşılanmışlarından şükran meyveleri çıkmaması
imkansızdır.
86. Günahlarımızın ıstıraplarından Tanrı’nın lütfuyla yalnızca Mesih aracılığı ile kurtulup bunları kendimiz kazanmadığımız halde neden hala iyi işler yapmak zorundayız?
Tabi ki, Mesih bizlerin kefaretini kanıyla ödedi. Biz iyi işler yapıyoruz çünkü bizim için yaptığı her şey için bütün yaşamımızla Tanrı’ya olan şükranımızı gösterebilelim diye ve bizim aracılığımızla övülsün diye1 Mesih Ruh’uyla bizleri kendi benzerliğine dönüştürmek üzere yeniliyor.
İmanın meyveleriyle imanımızdan emin olabilelim ve bizlerin Tanrısal yaşayışı ile komşularımız Mesih’e kazanılabilsin diye bizler iyi işler yapıyoruz
91. Yaptığımız iyi işler nelerdir?
Yalnızca gerçek imandan doğan Tanrı’nın yasasına uygun ve O’nun görkemi için yapılan doğru olduğunu düşündüğümüz yada insan geleneklerinin oluşturduğunu temel almayan işler iyi işlerdir.
Westminster İnanç Açıklaması:
BÖLÜM XVI / İyi İşler
I. İyi işler yalnızca Tanrı’nın kutsal Sözünde açıklanan işlerdir, Sözün onaylamadığı, insanlarca ortaya çıkarılmış, kör bir heyecanla ya da iyi niyet gösterisi şeklinde olanlar değildir.
II. Bu iyi işler, Tanrı’nın buyruklarına itaat etmek amacıyla yapılırsa, gerçek ve yaşayan bir imanın meyvelerini ve kanıtlarını oluştururlar: İmanlılar bu işler aracılığıyla şükranlarını gösterir, güvencelerini güçlendirir, kardeşlerini bina eder, müjdenin gerçeğini çekici kılarlar, düşmanlarının ağzını kapatırlar ve Tanrı’nın önceden hazırladığı iyi işleri yapmak üzere Mesih İsa’da yaratılmış olan bu kişiler Tanrı’yı yüceltirler, ve bu kutsallık meyvelerine sahip olarak en sonunda sonsuz yaşama kavuşurlar.
III. İyi işler yapma yetileri kendilerinden değil, Mesih’in Ruhundan kaynaklanmaktadır. Ve bunları yapmak üzere yeterli kılınmaları için, önceden almış oldukları lütufların yanı sıra Tanrı’yı hoşnut eden şeyleri arzulamak ve yapmaları için aynı Kutsal Ruh’un Kendisinin onların içinde çalışması gerekmektedir: Ancak Ruh’un işleyişi dışında herhangi bir sorumluluğu yerine getirmeleri gerekmiyormuş gibi ihmalkar olmamalıdırlar; tersine içlerinde bulunan Tanrı lütfunu alevlendirmede itinalı olmalıdırlar.
IV. Bu hayatta itaatin en yüksek derecelerine ulaşmış olan insanlar bile, Tanrı'nın istediklerinden çok daha fazlasını yapmakta yetersiz kalırlar. Gerçekte bu kişiler, yapmakla yükümlü olduklarının büyük bir kısmını yerine getirmekte başarısızdırlar.
V. Gelecekte açıklanacak olan görkem ile iyi işler arasındaki büyük oransızlıktan ve Tanrı’yla bizim aramızdaki büyük ayrılıktan (uzaklıktan) ötürü en iyi işlerimizle bile günahların bağışını ya da Tanrı’dan gelen sonsuz yaşamı kazanamayız ve bunlar aracılığıyla ne her hangi bir kazanç sağlayabilir ne de önceki günahlarımızın hakkettiği bedeli tatmin edebiliriz, ancak yapabildiğimiz her şeyi yerine getirdiğimizde bile yalnızca bizden zaten istenmiş olan yükümlülükleri yerine getirmiş oluruz ve yine değersiz hizmetkarlar olarak kalırız: bunlar iyi olduklarından O’nun Ruhu’ndan çıkarlar; fakat bunlar bizim tarafımızdan yapıldıklarından ötürü lekelidirler ve Tanrı yargısının şiddetine dayanamayacak kadar zayıflık ve yetersizlikle karışık durumdadırlar.
VI. Bu nedenle, imanlılar Mesih aracılığıyla kabul edildiklerinden, iyi işleri de O’nda kabul edilir; ancak bu, onların şimdiki yaşamda Tanrı’nın gözünde tamamıyla suçlanamayacak ve reddedilemeyecek konumda oldukları için değildir; fakat her ne kadar birçok zayıflık ve eksikliklerle dolu olsa da içtenlikle yapılan işleri Tanrı Kendi Oğlu’nda değerlendirerek kabul etmekten ve ödüllendirmekten hoşnut olmaktadır.
VII. Yeniden doğmamış olan insanlar tarafından yapılan işler, her ne kadar bunların yapılması Tanrı tarafından buyrulmuş ve hem kendilerine hem de diğerlerine fayda sağlıyor olsa da, imanla paklanmış bir yürekten çıkmadıkları; ne doğru bir tavırla, yani Söz’e uygun bir şekilde; ne de doğru bir amaç uğruna, yani Tanrı’nın yüceliği için yapılmadıklarından günahlıdırlar, ve Tanrı’yı ne hoşnut edebilir ne de kişinin Tanrı’dan herhangi bir lütfu almasını sağlayabilirler: ne var ki bu işlerin göz ardı edilmesi daha da günahlıdır ve Tanrı’yı daha fazla hoşnutsuz eder.
Westminster Uzun İlmihal:
S73. İman, bir günahkarı Tanrı karşısında nasıl aklar?
C. İman sadece, her zaman için kendisiyle birlikte gelen diğer lütuflardan ya da bunun meyveleri olan iyi işlerden ötürü bir günahkarı Tanrı karşısında aklamaz, ne de sanki iman lütfu ya da bunun her hangi bir işlevi, kişinin aklanması için kişinin sayılmış değildir; ancak bu iman yalnızca günahkarın Mesih’i ve O’nun doğruluğunu kabul etmede ve
uygulamada kullandığı bir araçtır.
S78. İnananlardaki kutsallaştırılmanın mükemmel olmaması nereden kaynaklanır?
C. İnananlardaki kutsallaştırılmanın mükemmel olmaması, her kısımlarında halen varlığını sürdüren günah kalıntılarından ve benliğin ruha karşıt olan daimi arzularından kaynaklanır; böylece inananlar çoğu zaman ayartılara yenilerek bir çok günaha düşerler, ruhsal hizmetlerinde engellenirler, ve en iyi işleri bile Tanrı’nın önünde mükemmellikten yoksun ve kirlidir.
Çalışma Soruları:
İnanç Açıklamaları ve İlmihallere bağlı olarak Hristiyan kişinin “iyi işler” yapması gerektiğinin savunmasını yapınız.
Kaynakçalar:
- The New Geneva Study Bible, Thomas Nelson Publisers, Nasville, USA
- İncil’in Mesajı, F.F. Bruce, Müjde Yayıncılık, İstanbul
- The Knowing Jesus Study Bible, Zondervan Publishing, Grand Papids MI 49530, USA
- Nelson’s Quick Reference, Warren W. Wiersbe, Thomas Nelson Publishers, Atlanta USA
- Tyndale New Testament Commentraies, Eerdmans Publishing Co., Grand Rapids, MI, USA
- Spirit of the Reformation Stufy Bible, Zondervan Publishing, MI 49530, USA
[1] Matta 6:43-48; 19:19, Markos 12:31; Romalılar 13:10; 15:1, Galatyalılar 5:14, Levililer 19:18
[2] Yakup 1:18 / I:Petrus 1:22Gerçeğe uymakla kendinizi arıttınız ve kardeşler için içten bir sevgiye sahip oldunuz: Buna göre birbirinizi candan, yürekten sevin: 23Çünkü ölümlü değil, ölümsüz bir tohumdan, yani Tanrı'nın diri ve kalıcı sözü aracılığıyla yeniden doğdunuz:
[3] İbraniler 11:31, Yeşu 2:1-21; 6:17-27
[4] Romalılar 4:1-5; 5:1
[5] Matta 5:16; 6:1-4, (Matta 25:35-36; 26:10) Koloseliler 1:10, I:Timoteyus 6:18, Titus 2:7; 2:14; 3:8, I:Petrus 2:12 (Elçilerin İşleri 9:36, Vahiy 2:2)
[6] Matta 5:37 Evet'iniz evet, `hayır'ınız hayır olsun: Bundan fazlası Şeytan'dandır:
[7] I:Yuhanna 2:15Dünyayı ve dünyaya ait şeyleri sevmeyin: Dünyayı sevenin Baba'ya sevgisi yoktur: 16Çünkü dünyaya ait olan her şey, doğal benliğin tutkuları, gözün tutkuları ve maddi yaşamın verdiği gurur Baba'dan değil, dünyadandır: 17Dünya ve dünyasal tutkular geçer, ama Tanrı'nın isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar:
[8] Süleymanın Meselleri 27:1 Yarınla övünme, Çünkü ne getireceğini bilemezsin:
[9] I:Timoteyus 6:6 Oysa eldekiyle yetinerek Tanrı yolunda yürümek büyük kazançtır: 7 Çünkü dünyaya ne bir şey getirdik, ne de ondan bir şey götürebiliriz: 8 Yiyeceğimiz ve giyeceğimiz varsa, bunlarla yetiniriz: 9 Zengin olmak isteyenler ayartılıp tuzağa düşerler, insanları çöküşe ve yıkıma götüren birçok anlamsız ve zararlı arzulara kapılırlar: 10 Çünkü her türlü kötülüğün bir kökü de para sevgisidir: Bazıları zengin olmak hevesiyle imandan saptılar ve kendi kendilerine çok acı çektirdiler: I:Timoteyus 6:17 Şimdiki çağda zengin olanlara gururlanmamalarını, gelip geçici zenginliğe ümit bağlamamalarını buyur: Zevk almamız için bize her şeyi bol bol veren Tanrı'ya ümit bağlasınlar: 18 Onlara, iyilik yapmalarını, iyilikten yana zengin olmalarını, cömert ve paylaşmaya istekli olmalarını buyur: 19 Böylelikle gerçek yaşama kavuşmak üzere gelecek için kendilerine sağlam temel olacak bir hazine biriktirmiş olurlar:
[10] Matta 6:33 Siz önce O'nun egemenliğinin ve O'ndaki doğruluğun ardından gidin, o zaman size tüm bunlar da verilecektir:
[11] Filipililer 4:6, Matta 7:7; 26:41, I:Selanikliler 5:17-18, I:Tarihler 16:11
[12] Yakup Yeruşalim Kilisesinde önemli bir lider idi (Elçilerin İşleri 15:12-21)
[13] Elçilerin İşleri 8:1; 11:19
[14] Yakup bu alıntıyı yaptığında geçmişte olan bir şeyi anlatmak ve açıklamak içinde değil de okuyucunun zaten bildiği bir gerçeği Mesih’in bakış açısından vermeye çalışmıştır: (1:9-11; 2:21-25; 4:6; 5:11, 17):
[15] Yuhanna 21:23 Bu yüzden kardeşler arasında o öğrencinin ölmeyeceğine dair bir söylenti çıktı: Romalılar 8:29 Tanrı, önceden bildiği kişileri, Oğlunun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi: Öyle ki, Oğul birçok kardeşler arasında ilk doğan olsun: [İbraniler 3:1 ayeti kutsal kardeşler ifadesini kullanır çünkü Mesih bizleri kendi kardeşleri yaptı ve kutsadı (İbraniler 2:11)]: Ayrıca İbraniler 2:17, Esinleme 12:10; 19:10, Matta 25:40:
[16] Luka 8: 19 İsa'nın annesiyle kardeşleri O'na geldiler, ama kalabalıktan ötürü yanına yaklaşamadılar: 20 İsa'ya, «Annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seni görmek istiyorlar» diye haber verildi: 21 İsa haberi getirenlere şöyle karşılık verdi: «Annemle kardeşlerim, Tanrı'nın sözünü işiten ve uygulayanlardır:» Matta 23:8 «Kimse sizi `Rabbî' diye çağırmasın: Çünkü sizin bir tek öğretmeniniz var ve hepiniz kardeşsiniz:
[17] Elçilerin İşleri 5:41 Elçiler, İsa'nın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurul'un huzurundan sevinç içinde ayrıldılar: Elçilerin İşleri 16:23, Onları iyice dövdürdükten sonra hapse attılar: Zindancıya, onları sıkı güvenlik altında tutmasını buyurdular: 25 Gece yarısına doğru Pavlus'la Silas dua ediyor, Tanrı'yı ilahilerle yüceltiyorlardı: Öbür tutuklular da onları dinliyordu: II:Korintliler 6:10 Kederliyiz, ama her zaman seviniyoruz: Yoksuluz, ama birçoklarını zengin ediyoruz: Hiçbir şeyimiz olmasa da her şeye sahibiz: (İbraniler 10:34, I:Petrus 4:12-13, II:Korintliler 4:17)
[18] Yakup 2:20 ayetini Galatyalılar 5:6 ayeti ile kıyaslayınız:
[19] Yakup 3:8 ayetini Romalılar 3:13 ayeti ile kıyaslayınız:
[20] Romalılar 3:26; 4:1-5, Galatyalılar 2:16
[21] II:Korintliler 5:7
[22] İbraniler 10:35-12:3
[23] Romalılar 3:28 Çünkü insanın, Yasa'nın gereklerini yapmakla değil, imanla aklandığı kanısındayız:
[24] Yakup 2:24 Görüyorsunuz, insan yalnız imanla değil, eylemle de aklanır:
[25] Dönemin yaygın gnostik anlayışında üst bilgi yada her insanın ulaşmaya çalışması gereken gizli bilgi kişinin bu hayattaki en önemli hedefi idi:
[26] I:Selanikliler 1: 2‑3Dualarımızda sizleri anıyor, her zaman hepiniz için Tanrı'ya şükrediyoruz: İmanın ürünü olan etkinliğinizi, sevgiye dayanan emeğinizi ve Rabbimiz İsa Mesih'e bağladığınız ümitten gelen dayanıklılığınızı Babamız Tanrı'nın önünde durmadan anıyoruz:
[27] Galatyalılar 5:17, Luka 17:10, Eyüp 22:2-3
[28] Romalılar 7:13-20, Galatyalılar 5:17
[29] II:Timoteyus 4:7Yüce mücadeleyi sürdürdüm, yarışı bitirdim, imanı korudum: 8Bundan böyle, doğruluk tacı benim için hazır duruyor: Adil yargıç olan Rab, o gün bu tacı bana, ve yalnız bana değil, O'nun gelişini özlemle beklemiş olanların hepsine verecektir (Filipililer 3:12-14):
[30] Yakup: 2:18, 22
[31] Matta 6:14-15;18:21-35
[32] Çıkış 22:29, Levililer 2:12, Tesniye 18:4; 26:2 Nehemya 10:35
[33] Yakup 2:5 ayetini Luka 6:20 ayeti ile kıyaslayınız
[34] Mezmur 35:10; 70:5; 72:12, 74:21
[35] Öyleyse topluluk içindeki kimselerin fakir yada zengin olması değil, sonsuz Müjdeye, Rab’bin bakış açısına sahip olup olmadığı daha önemli bir konudur: Eğer Hristiyanlar Mesih’e benzeyen kimseler ise Mesih’in hizmetkar olarak aramıza gelip yoksul, zayıf, kimsesiz ve toplumun hor gördüğü kimselerin yanında yer almış olması unutulmamalıdır: Mesih İsa körlere, sakatlara, dilencilere ve kendisinden yardım dileyenlere kadın erkek ayrımı yapmadan ilgi göstermiştir: Öyleyse Hristiyanlar da aynen Mesih’in yolunda yürümeli ve O’nun karakterinde büyümeye, düşünüş ve yaşayışlarını Mesih’e benzer bir şekilde değiştirmeye çalışmalıdır: Kişilerin zenginlik yada toplumsal statüleri kilise içinde bir standart oluşturursa Kilise cennetten daha fazla dünyaya benzeyecektir: Tanrı yoksul kişileri de imanda zengin kılmak ve egemenliğin mirasçıları yapmaktan hoşnut kalmıştır (2:5):
[36] Yakup 5:1-6 ayetlerini Matta 20:1-7 ayetleri ile kıyaslayınız:
[37] Tesniye 15:7-8; 24:12, Matta 19:21, Luka 6:20, Galatyalılar 2:10
[38] Mezmur 12:5, Çıkış 23:9, Tesniye 24:14-15
[39] Çıkış 22:25 Halkıma, aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız: Üzerine faiz eklemeyeceksiniz: Levililer 19:15 Yargılarken haksızlık yapmayacaksın: Yoksula ayrıcalık göstermeyecek, güçlüyü kayırmayacaksın: Komşunu adil biçimde
yargılayacaksın (25:1-55): Tesniye 15:7-11; 24:12-15, Süleymanın Meselleri 22:22, Daniel 4:27, Zekerya 7:10
[40] Eyüp 5:15, Mezmur 68:10; 72:13; 113:7; 140:12, İşaya 11:4.
[41] Süleymanın Meselleri 14:21; 14:31; 19:17; 22:9; 28:27; 29:7; 31:20, İşaya 58:7.
[42] Süleymanın Meselleri 17:5; 21:13; 22:16, İşaya 3:14; 3:15; 10:2, Yeremya 2:34; 5:28, Hezekiel 16:49; 18:12; 18:17; 22:29, Amos 4:1; 5:12.
Hristiyan.Net'i Açılış Sayfanız yapmak için
tıklayınız.
9 Ağustos 2003
tarihinden beri sayfa
gösterimi aldık.
Destek olmak ya da reklam vermek için, lütfen webmaster@hristiyan.net adresine mail
atınız.