http://www.hristiyan.net

 

Barnabas İncili nedir?

Barnaba İncili nedir?

 

 

Barnabas İncili Nedir?

 

“Örneğin, Kıbrıs doğumlu bir Levili olan ve elçilerin

Barnaba, yani “Cesaret Verici” diye adlandırdıkları

Yusuf, sahip olduğu bir tarlayı sattı, parasını getirip

elçilerin buyruğuna verdi. (Elçilerin İşleri 4:36-37)

 

Bu konuya girmeden önce şunu belirtmemiz lazım. Barnaba adlı edebiyat ile ilgili iki tane eski eser vardır. Birincisi M.S. 100 civarına aittir. Bu eser 21 bölümünden oluşan bir mektup (ancak 13 sayfa) ve Roma İmparatorları Trajan (M.S. 97-117) ve Hadriyan (M.S. 117-138) dönemlerinde yazılmıştır.1 Barnaba mektubunun 16. bölümü Kudüs’ün M.S. 70 yılında harap edilmesinden bahsetmektedir. Bu mektuba bakmak isteyen bu kitaba başvurabilir: Coxe, The Ante-Nicene Fathers, 1 Cilt, “The Epistle of Barnabs”, ss. 137-149.

 

Bu Barnaba mektubu Kutsal Kitab’ın ayetleri hemen hemen 110 kez aktarıldı. Eski Ahit’ten hemen hemen 95 aktarma, İncîl’den 15 aktarma bulunmaktadır. Eski Ahit’ten kullanılan aktarmalar şu kısımlara aittir: Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar, Tesniye, Mezmur, Süleyman’ın Meselleri, İşaya, Yeremya, Hezekiel, Daniel, Habakkuk, Tsefanya, Haggay, ve Zekerya. İncîl’den aktarılan kısımlar ise: Matta, Markos, Luka, Yuhanna, Elçilerin İşleri, Romalılar, Efesliler, 2. Korintliler, 1. Timoteyus, İbraniler, Yakub, ve 2. Petrus’dur. Barnaba’nın mektubu içinde bulunan aktarmalarda ilk dönem Hıristiyanlarının doktrinleri ile ilgili birçok terim bulunmaktadır:2

 

Baba (Tanrı olarak): 3 kez

Tanrı’nın Oğlu ifadesi: 10 kez

Tanrı’nın Ruh ve Kutsal Ruh ifadesi: 12 kez

İsa: 15 kez

Mesih: 3 kez

Rab İsa Mesih: 2 kez

İsa Mesih’in çarmıha gerilmesi bir kefaret olarak: 11 kez

İsa Mesih’in ölümden dirilişi: 2 kez

Rab: 67 kez

Tanrı: 31 kez

Rab Tanrı: 7 kez

____________________

1. Coxe, The Ante-Nicene Fathers, 1. Cilt, s. 133.

2. İbid, 1. Cilt, “The Epistle of Barnabs”, ss. 137-149.


Son yıllarda birçok Müslümanın iddia ettiği şey şudur: “Kur’ân’da bugünkü Hıristiyanlarca kullanılan İncîl’den değil Barnabas İncîl’inden söz ediliyor”. Halbuki, Müslümanların iddia ettiği Barnabas İncîl’i, kendisinin Tanrı’nın Sözü olduğunu iddia etmiyor; tam tersine bir ayrım yapıyor. Sahte Barnabas ise 366 sayfa ve 222 Bölüm’den oluşan bir kitaptır.3 Bu ikinci ortaya atılan Barnabas İncîli orta çağa ait tamamen sahte bir üründür.4 Barnabas İncîli adı ile basılmış olan bu kitap incelenirse, yazarının İsâ Mesih’in havarisi değil, İsrail’i hiç görmemiş birisi olduğu ortaya çıkar. Büyük bir olasılıkla keşiş Fra Marino olarak yetiştirilmişti.5 Barnabas İncîl’ini yazan kişi, kendini “Mesih denilen Nasıralı İsâ’nın havarisi Barnabas” olarak tanıtıyor.6 Ancak İsâ Mesih’in 12 havarisi arasında “Barnabas” adında biri yoktur. (Bkz: Matta 10:2-4; Markos 3:16-19; Luka 6:14-16; Elçilerin İşleri 1:12-13 & 26)

 

“Barnaba İncîl’i”, İncîl’deki bahsedilen Barnaba tarafından değil, orta çağda Hıristiyanlığı bırakıp Müslüman olan ve Müslümanlığın doğruluğunu kanıtlamaya çalışan biri tarafından yazılmıştır. “Barnaba İncîl’i”nde kullanılan sözcükler ve terimleri incelemiş olan dil uzmanları, bu eserin M.S. 15 yüzyıla ait olduğunu kanıtlamışlardır. İsâ Mesih’ten 15. yüzyıl sonra yazılan “Barnabas İncîl’i”nin tamamen sahte ve tarihsel açıdan değersiz olduğu anlaşılmıştır.

 

Barnabas İncîli’nin elimizde bulunan en eski nüshası İtalyanca’dır. 1709 yılında Hollanda’nın Amsterdam şehrinde bulunan bu nüsha, J.F. Cramer adında bir bilginin eline geçti. 1550-1590 yıllarını gösteren yalnız bir tek İtalyanca el yazması olup, 1713’den beri Viyana, Avusturya “Hofbibliothek” Kütüphanesinde muhafaza edilmektedir. Bu İncîl’in İspanyolca yazılmış bir nüsha daha var. Bu nüshanın ilk sayfasında İtalyanca’dan çevrildiği belirtiliyor. İtalyanca el yazma, Bay Lonsdale ve Bayan Ragg tarafından İngilizce’ye çevirilerek, 1907 Oxford Üniversitesi Basımevi tarafından basılıp yayınlandı. Daha sonra Mehmet Yıldız tarafından İngilizceden Türkçe’ye çevirildi.7

____________________

3. Yıldız, Barnabas İncîli, ss. 366.

4. Bkz: Gilchrist, Origins and Sources of the Gospel of

Barnabas, 1980.

5. Benson, İncîl-i Barnaba: Bilimsel Bir Araştırma, s. 64.

6. Yıldız, Barnabas İncîli, s. 55.

7. İbid, ss. 53-54.


Bu kitap aslında 15. yüzyılda İtalya’da yazılmıştır ve yazarının İslâmiyete geçmiş birisi olduğu bilinmektedir. Barnabas İncîli, Hıristiyanlığı kötülemek ve Müslümanlığı yüceltmek için M.S. 15. yüzyılda yazılan sahte bir eserdir. 17. yüzyıla kadar, Hıristiyan olsun Müslüman olsun, hiçbir yazar bu eserden aktarma yapmamış, adından bile söz etmemiştir! Bu eserin sahteliği inkâr edilmeyecek şekilde ispatlanmıştır.

 

Barnabas İncîli’nin

Tarih ve Coğrafya ile ilgili Çelişkileri:

 

İncîl’deki gerçek Barnaba aslen Kıbrıslı olup asıl adı Yusuf’tu ve Yahudilerin çok eğitimli kavmi olan Levililerdendi. İsâ’nın havarileri onu Barnaba “Yureklendirme oğlu” diye adlandırmışlardı. (Elçilerin İşleri 4:36-37) Barnaba, ait olduğu milletin ülkesini ve yaşadığı 1. yüzyılı çok iyi biliyordu. Barnabas İncîl’inin yazarı da bunları bildiği iddiasındadır. Ama, buna karşın eser, 1. yüzyıl Filistininde yaşayan Barnaba gibi tahsilli bir Yahudinin yapamayacağı tarih ve coğrafya hataları ile doludur. Bu eserin 1. yüzyıl Filistin’inin değil, Ortaçağ Avrupa’sının toplumunu anlattığını anlamak çok kolaydır. Bir kaç örnek vermek gerekirse:

 

1.

Barnabas’ın bizi hayrete düşüren ilk hatası, Nasıra ve Kudüs şehirlerinin bir göl ya da deniz kıyısında bulunduğunu sanmasıdır. Bilindiği gibi Hz. İsâ’nın büyüdüğü Nasıra kenti, en yakın göl olan Celile gölünden 25 kilometre kadar uzaklıkta ve 600 metre kadar yükseklikte bulunmaktadır. Kudüs ise, en yakın göle (Ölü Denizinden) 23 kilometre kadar uzaklıkta, ve 811 metre yükseklikte bulunmaktadır. Ama Barnabas’ın 20. bölümüne göre, “İsâ Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra’ya doğru yola çıktı... Nasıra kentine gelince denizciler, İsâ ne yaptıysa hepsini yaydılar.”8 Dahası var. 151. bölüme göre Hz. İsâ’nın bindiği gemi Nasıra “limanından” (!) çıkıp uzaklaşıyormuş. Bu gemi yolculuğu nerede son buluyormuş? Kudüs’te!! Bölüm 152’de şunları okuyoruz, “İsâ Kudüs’e gelip de...”9 Anlaşılan, Barnabas’a göre Nasıra’dan Kudüs’e gemiyle gidilebilir! Bir gemiye binip Ankara’dan Adana’ya gittim” demesi gibi... Barnabas kitabında bu aynı problem mevcuttur.

____________________

8. İbid, 20. bölüm, s. 79.

9. İbid, s. 275.


2.

Barnabas İncil’in 119. bölümünde İsâ’nın şekerden söz ettiği yazılıdır.10 Ama Encyclopedia Britannica’ya göre şeker Akdeniz yöresine ancak M.S. 7. yüzyılda, Müslüman Araplar sayesinde girmeye başladı. Şeker sanayiini Araplar İranlılardan, İranlılar ise M.S. 6. yüzyılda Hintlilerden öğrenmişlerdi. Avrupalılar şeker sanayiini Müslüman Araplardan öğrendiler. Şeker 1. Yüzyıl da Filistin’de bilinmeyen bir maddeydi. Okuyucu şunu anlamalıdır ki, Hz. İsâ’nın şekerden söz etmesi, otomobilden söz etmesi kadar gülünç olur. Barnabas İncîl’inde şekerden söz edilmesi yazarın son derece bilgisiz olduğunu açığa vurmaktadır.

 

3.

Barnabas İncil’in 54. bölümünde “60 minuti”ye bölünen bir altın dinardan söz ediliyor.11 Hz. İsâ’nın zamanında ise, Roma İmparatorluğunda dinar altından değil, gümüşten yapılırdı. Her Roma dinarı 16 as’a, her as da 4 quadrans’a eşitti. “Minuti” diye bir para birimi yoktu. “Minuti” denilen para birimi yüzlerce yıl sonra ortaya çıkmış ve Roma İmparatorluğunda değil, İspanya’nın Vizigot döneminde (M.S. 575) kullanılmıştır. Barnabas İncîl’inin yazarı hiç bilinmeyen bir parayı kullanmakta ve uydurma kitabında para birimi olarak bunu göstermektedir. Herhangi bir sahte eser, alınan tüm tedbirlere rağmen kendini ele verir. Barnabas İncîl’i de bu konuda bir istisna değildir.

 

4.

Barnabas İncîl’inin 121. bölümünde anlatılan mahkeme işlemi ancak yüzyıllar sonra orta çağda kullanılan usuldedir.12 Sanık yargıç tarafından sorguya çekilirken noter onun tanıklığını özetleyip kaydeder. Hz. İsâ’nın yaşadığı 1. yüzyılda böyle bir usul yoktu.

 

5.

Barnabas İncîl’inin 152. bölümünde “tahta fıçılar”dan söz ediliyor, ancak 1 yüzyılda şarabı korumak için tahta fıçıları kullanmak hiç bilinmeyen bir teknikti.13 O dönemdeki insanlar deriden tulumlar kullanırlardı. (Bkz. Matta 9:17)

____________________

10. İbid, s. 227.

11. İbid, s. 137.

12. İbid, s. 228.

13. İbid, s. 278.


6.

Barnabas İncîl’inin anlatım tarzı bile dikkate değer. 222 bölümden oluşan bu eserin İtalyan’ca metni, Toskanya’lı ve Venedik’li Diatessaron’ları örnek almıştır.14 M.S. 13. ve 14. yüzyıllarda hazırlanan bu Diatessaron’lar (yani, İncîl’in dört anlatımını özetleyip tek cilt haline getiren eserler) İtalya’da çok rağbet görmüştü. Bu ebatta Diatessaron’lar ilk olarak 13. yüzyılda yazıldığına göre Barnabas İncîl’i de ortaçağda yazılmış olsa gerek. Sahte Barnabas sık sık büyük Hıristiyan bilgini Jerom’un M.S. 385 yılında yaptığı Tevrât, Zebûr ve İncîl’in Latince Vulgata çevirisinden aktarmalar yapıyor.15

 

Ayrıca, Barnabas İncîl’inde Dante’nin (M.S. 1265 - 1321) şiirlerinden bir sürü aktarmanın bulunması, bu eserin ortaçağda yazıldığına ilişkin başka bir kanıt oluşturur.16 Barnabas 78. bölümünün sözleri, Dante’nın, Inferno adlı kitabından (1.23) aktarmadır.

 

“dei falsi e lugiardi” Latince

“sahte ve yalancı tanrılara” Türkçe

“false and lying Gods” İngilizce

 

Barnabas İncîl’inin

Kutsal Kitap ile Çelişkileri:

 

7.

Sahte Barnabas’a göre Pontiyus Pilatus, Hz. İsâ’nın hem doğumunda hem de ölümünde Yahudiye (Filistin) ilinin Romalı valisiydi.17 Oysa İncîl’e (Luka 3:1), M.S. 1 Yüzyılda yaşayan Yahudi tarihçisi Yosefus’a ve diğer 1. yüzyıl Roma tarih kayıtlarına göre Pilatus, M.S. 26 yılında, Roma İmparatoru Tiberyus’un döneminde vali atandı.

____________________

14. İbid, 222. Bölüm, s. 366.

15. Bkz. 74. Bölüm ve Mezmur 84:6; 12. Bölüm ve Mezmur 110:3;

118. Bölüm ve Yeremya’nın Mersiyeleri 3:51;

4. Bölüm ve Luka 2:15

16. Bölümler 60, 78, 106, 135, ve 217; Bkz. Dante, Inferno, 1:23,

72, 78, & 217. Ayrıca Bkz. Gilchrist, Origins and Sources of

the Gospel of Barnabas, s. 18. Dante’dan daha çok

aktarma görmek isterseniz, Bkz. Gairdner, The Gospel of

Barnabas - An Essay and Enquiry, ss. 19-21; ve Ragg, The

Gospel of Barnabas, ss. 40-41.

17. Yıldız, Barnabas İncîli, Bölüm 3 ve 217, s. 58 ve 355-360.


8.

Sahte Barnabas 93. bölümde diyor ki, Yahudi başkahini (en yüksek din görevlisi), kral Hirodes ve vali Pilatus’la birlikte “İsâ’nın önünde rükuya varıp tapınmak istiyordu”!18 Ama başkahin ile diğer Yahudi din adamları Hz. İsâ’nın can düşmanlarıydı. İkiyüzlülüklerini açığa vurduğu için O’nu yakalayıp ölüme mahkum etmek istiyorlardı. Doğal olarak, kesinlikle O’na tapınmak istemezlerdi!19

 

9.

İncîl’e göre Hz. İsâ, “Mesih” (Tanrı’nın atadığı kral ve Kurtarıcı) olduğunu defalarca belirtiyor.20 Ama sahte Barnabas’a göre bunu inkâr ediyor.21 Kur’ân dahi en azından 7 kez Hz. İsâ’nın “Mesih” olduğunu açıkca belirtiyor.22 Barnabas’ın orijinal mektubunda söyle yazmaktadır: “Günahlarımızın affedilmesi ve kanı ile arınmak suretiyle kutsallaşabilmemiz için Rab, bedenini ölüme teslim etmeyi kabul etti. Nitekim O’nun için şunlar yazıldı: “Günahlarımızdan ötürü yaralandı; fesatlarımızdan ötürü zedelendi; yaraları ile biz sağlığa kavuştuk; kuzu gibi boğazlanmaya götürüldü; kırkıcılar önünde dilsiz kuzu gibi durdu.”23 (bkz. İşaya 53:5-7)

 

İncîl

 

“İsa onlara, “Ya siz” dedi, “ben kimim dersiniz?” Simun

Petrus, “Sen yaşayan Tanrı’nın Oğlu Mesih’sin” cevabını

verdi. İsa ona, “Ne mutlu sana, Yunus oğlu Simun!” dedi.

“Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babamdır.”

(Matta 16:15-17)

____________________

18. İbid, s. 190.

19. Luka 22:47-54 & 66-71, Luka 23:1-23.

20. Daniel 9:24-26, Matta 16:13-17, Yuhanna 1:41, Yuhanna

4:25-26.

21. Yıldız, Barnabas İncîli, Bölümler: 42, 70, 82, 93 & 96,

ss. 115 & 194.

22. Al-i İmrân 3:45, Nisâ 4:157 & 172, Mâide 5:17 & 72, ve Tevbe

9:30 & 31. “Kur’an’da, İsa için Kitab-ı Mukaddes’in

kullandığı “Mesih” unvanı kabul edilir ve kullanılır, ancak

bunun asıl öneminin yeterince anlaşılmadığı görülmektedir.

Kur’an, İsa’nın kefaretinden veya kurtarıcılık görevinden hiç

sözetmez.” Watt, Kur’an’a Giriş, s. 180.

23. İannitto, Kilise Babalarından ve Yazarlarından Alıntılar,

s. 57; Barnaba’nın Mektubu, 5, 2.


“Kadın İsa’ya, “Mesih denilen meshedilmiş Olan’ın geleceğini

biliyorum” dedi, “O gelince bize her şeyi bildirecektir.”

İsa, “Seninle konuşan ben, O’yum” dedi.” (Yuhanna 4:25-26)

 

“Başkâhin ise O’na, “Yaşayan Tanrı hakkı için sana yemin

ettiriyorum, söyle bize, Tanrı’nın Oğlu Mesih sen misin?

dedi. İsa, “Söylediğin gibidir” karşılığını verdi.”

(Matta 26:63-64)

 

Kur’ân-ı Kerîm

 

“Ey Meryem, Allah seni, kendisinden bir kelime ile

müjdeliyor: Adı Meryem oğlu İsâ Mesih’dir; dünyâda da,

âhirette de yüzde (şerefli) ve (Allâh’a) yakın

olanlardandır.” (Al-i İmrân 3:45)

 

Barnabas İncîl’i

 

İsa itirafta bulunup, gerçeği söyledi: ‘Ben Mesih

değilim.’” (Barnabas 42)

 

İsa...ben yeryüzünün tüm kabilelerinin beklediği Mesih

değilim.” (Barnabas 96)

 

Görüldüğü gibi eğer bir Müslüman Barnabas İncîl’inin Tanrı’nın gerçek sözü olduğunu düşünüyorsa o zaman Kur’ân-ı Kerîmi yalancı çıkarmış ve reddetmiş olur. Hem Kutsal Kitab’a göre hem de Kur’ân-ı Kerîme göre İsa “Mesih”tir. Bu konuda Barnabas İncîl’i bu kitapları tamamen inkâr etmektedir.

 

10.

İncîl’in Elçilerin İşleri bölümü, gerçek Barnaba’nın bir elçi (aziz) olduğunu kabul etmektedir. O kendisini Hıristiyanlık davasına adamış, her şeyini bu uğurda harcamış, varını yoğunu elçilerin önüne dökerek Müjde’yi yaymak için diledikleri gibi harcamalarını istemiştir.24 Keza İncîl’e göre Barnaba Pavlus’un imanına şehadet etti ve kilise Barnaba’yla Saul’u (Pavlus’u) Müjde’yi yaymak üzere birlikte yolcu ettiler.

____________________

24. Bkz. Elçilerin İşleri 4:36, 9:27, 11:22-25 & 30, 12:25,

13:1-4, 13:42-43, 13:46 & 13:50-51, 14:1, 3, 6, 12, 14,

20-21; 15:2, 12, 22, 25, 35-37 & 39. Ayrıca Bkz. 1

Korintliler 9:6, Galatyalılar 2:1, 9 & 13, Koloseliler 4:10.


“Antakya’daki inanlılar topluluğu içinde bazı peygamberler

ve öğreticiler vardı. Barnaba, Niger denilen Simon,

Kireneli Lukyus, bölge kralı Hirodes’le birlikte büyümüş

olan Menahem ve Saul. Bunlar Rab’be tapınıp oruç tutarken

Kutsal Ruh kendilerine şöyle dedi: “Barnaba’yla Saul’u,

kendilerini çağırmış olduğum görev için bana ayırın.”

Böylece oruç tutup dua ettikten sonra, Barnaba’yla Saul’un

üzerine ellerini koyup onları yolcu ettiler.”

(Elçilerin İşleri 13:1-3)

 

Pavlus’la Barnaba havradan çıkarken halk onları, bir

sonraki Sept günü aynı konular üzerinde konuşmaya çağırdı.”

(Elçilerin İşleri 13:42)

 

Barnaba, ittifakla kabul edilmektedir ki, Hıristiyanlarca sayılan bir elçidir. İlk Hıristiyan propagandasının dayandığı esaslardan birisidir.25 Yani, Barnaba ve Pavlus Müjdeyi yaymak için ortak olarak çalıştılar. Onlar aynı cemattan olarak Mesih İnanlılara birlikte bu inancın yayılmasına çalışıyorlardı.

 

Pavlus İncîl’de, büyük yer tutan mektupların yazarıdır. (Bkz. Romalılar, 1. & 2. Korintliler, Galatyalılar, Efesliler, Filipililer, Koloseliler, 1. ve 2. Selanikliler, 1 ve 2. Timoteyus, Titus, ve Filimun) Oysa sahte Barnabas, Pavlus’un aldatılmış biri olduğunu söylemektedir.26 Bunun gibi sözler, sahte Barnabas’ın bu kitabı tamamen Hıristiyanlık karşıtı propaganda maksatlı olarak yazdığını gösterir. Orijinal Barnaba ve Pavlus tam olarak aynı Hıristiyan doktrinlerini savunuyorlardı. Hep beraber bu aynı Müjde’yi vaaz ediyorlardı.

 

“Kardeşler, size bildirdiğim, sizin de kabul edip bağlı

kaldığınız müjdeyi hatırlatmak istiyorum. Size müjdelediğim

söze sımsıkı sarılırsanız, bunu aracılığıyla da

kurtulursunuz. Aksi, halde boşuna iman etmiş olursunuz.

Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim. Şöyle ki, Kutsal

Yazılar uyarınca Mesih, günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü

ve Kutsal Yazılar uyarınca ücüncü gün ölümden dirildi.”

(1 Korintliler 15:1-4)

 

Barnabas İncîl’inin

Kur’ân ile Çelişkileri:

____________________

25. Zehre, Hristiyanlık Üzerine Konferanslar, s. 99.

26. Yıldız, Barnabas İncîli, 222. Bölüm, s. 366.


11.

Kur’ân’a göre (Bakara 2:29) yedi gök vardır. Oysa sahte Barnabas’a göre göklerin sayısı dokuzdur. Burada, tekrar Dante’nin eserlerinden birini aktardığı belli oluyor.27

 

12.

Kur’ân’a göre (Meryem 19:23) doğum sancısı Meryemi, bir hurma dalı(nın altı)na getirdi: “Keşke dedi, bundan önce ölseydim, unutulup gitseydim!” Ama sahte Barnabas’a göre “Bakire (Hz. Meryem) sancısız çocuğunu doğurdu.”28

 

13.

Sahte Barnabas, kitabının 44. bölümünde Yahudi din bilginlerini Tevrât metnini tahrif etmekle şuçluyor.29 Bu suçlama herhalde Hz. İsâ’nın zamanında veya daha önce yaşayan din bilginlerine yöneliyor. Ama o zamanki din bilginlerinin Tevrât metnini değiştirdiklerini iddia eden hiçbir tarihsel kayıt yoktur. Kur’ân da bu iddiada bulunmuyor. Gerçeği Yahudileri Tevrât’ı kasıtlı olarak yanlış yorumlamak ve yanlış aktarmakla suçluyor, ama bu kitapçıkta daha önce gördüğümüz gibi, İslâm peygamberi kendi zamanında okunan Tevrât’la İncîl’in gerçek olduğunu biliyordu.30

 

Bu tür hatalar o kadar çoktur ki, tarafsız Müslümanlar Barnabas İncîl’inin 16. yüzyıla ait sahte bir eser olduğunu açıkça itiraf etmişlerdir. Örneğin, Pakistanlı Dr. Gulam Cilani Bark, Ağustos 1975’te Lucknow şehrinde basılan “Al-Furkan” dergisinin 48. sayfasında şunları yazmıştır: “Hıristiyanlar eldeki İncîl-i Barnaba’nın hakiki olma iddiasını çürütmüşlerdir. Buna göre eserin hakiki olma iddiası ancak Hz. Muhammed’in zamanından önce yazılmış bir kopyası ortaya çıkınca doğrulanabilir. Bu ise şimdiye kadar mümkün olmamıştır.”31 Barnabas İncîl’inin sahte olduğunu kabul eden başka Müslüman bilginler de vardır.32

____________________

27. İbid, 178. Bölüm, s. 309; Bkz. Dante, Empyean, bölüm 178.

28. Yıldız, Barnabas İncîli, 3. Bölüm, s. 58.

29. İbid, ss. 121-122.

30. Bakara 2:113, Bakara 2:136, Al-i İmrân 3:3-4, Al-i İmrân

3:23, Al-i İmrân 3:84, ve Mâide 5:44. Bkz. 12. bölümü.

31. Bark, “Al-Furkan”, Ağustos, 1975, s. 48.

32. Abbas Mahmud el-Akkad, “News Bulletin of the Near Christian

Council” Easter 1961, sayfa 9-11; Süleyman Şahid, İslâm

dergisi “İmpact”, Londra, 1 Ocak 1974. Prof. E.R. Hambye

“İslâm and the Modern Age”, New Delhi, Hindistan, Mayıs 1975;

Prof. Muhammed Yahya el-Haşimi “Etudes Arabes” no. 48; vs.


Bazı eski Müslüman yazarlar, Kur’ân ile Tevrât, Zebûr ve İncîl arasında bir sürü çelişki bulduklarını ileri sürdüler. Ama işin en tuhafı şudur ki, bu eski Müslüman yazarların hiç biri “İncîl-i’ Barnabas”dan söz etmiyorlar! Oysa Hıristiyanların kullandığı İncîl’i acımasızca eleştiren İbn Hazm Fisal fil-milal vel-nihal gibi eski Müslüman yazarlar nasıl oluyor da bu eleştirileri her şeyden çok doğrulayacak bir eserden hiç söz etmiyorlar? Ebü’l-Fadl es-Suudi ile Ebü’l-Beka Salih el-Caferi de eserlerinde İncîl’in dört anlatımını (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’yı) konu ediyorlar. Bu iki Müslüman yazar, Hıristiyanların kullandığı İncîl’i hakiki sayıyor, ancak Hıristiyanlarca yanlış yorumlandığını ileri sürüyorlar. Ama eserlerinde “İncîl-i Barnabas”dan hiç söz etmiyorlar.

 

“Şurası muhakkakki Barnabas İncîl’i eskiden de, şimdi de,

Müslümanlar tarafından bilinmiş değildir. Müslümanlarla

Hıristiyanlar arasında eskidenberi bir çekişme var. Buna

rağmen hiçbir Müslüman Hıristiyan’a karşı Hz. Peygamberin

geleceğine dair çok açık ve kesin hükümler taşımasına rağmen

bu İncîli delil ve dayanak olarak almamıştır.”33

 

Kara haber tez duyulur. Kuşkusuz “İncîl-i Barnabas”ın varlığından haberleri olsaydı, ellerinde Hıristiyanlığa karşı mükemmel bir silah olurdu. Günümüzde bu eser bazı Müslüman çevrelerinde ne kadar sevinçle karşılanmıştır! Halbuki Müslümanların elindeki Barnabas İncîl’i ortaçağa ait bir eserdir.34

 

Kitabımızın bu bölümündeki bilgiler R. Benson’un İncîl-i Barnaba, Bilimsel Bir Araştırma adlı kitabından özetlenmiştir. Eğer Barnabas İncîl’i hakkında daha geniş bilgi edinmek isterseniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederiz. Ayrıca bazı İslâmcı yazarların Barnabas İncîl’i konusundaki yanılgılarını görmek isterseniz, İsa Karataş’ın Gerçekleri Saptıranlar: Hıristiyanlık ile ilgili Gerçek Dışı İddialara Yanıt adlı kitabının “Barnabas İncîli ve Gerçekler” adlı bölümünü (Sayfalar 143-167) okumanızı tavsiye ederiz.

____________________

33. Zehre, Hristiyanlık Üzerine Konferanslar, s. 104.

34. Benson, İncîl-i Barnaba, Bilimsel Bir Araştırma, ss. 48-49