http://www.hristiyan.net

 

Kutsal Kitap’ın Değişmezliği

 

Ana Sayfa

 

Tanrı’nın

 

Güvenilirliği ve Sadakati

 

     “Mukaddes mabedine doğru secde kılayım, ve inayetin ve

     hakikatin için ismine şükredeyim; Çünkü sözünü bütün

     şöhretinin üstüne büyülttün.”  (Mezmur 138:2)

 

                Bu bölümde Yüce Tanrı’nın sıfatlarını, karakterini daha iyi kavrayabilmek için, Tanrı’nın en güzel isimleri (Esmaül-Hüsna)’ne bakacağız.1 Böylece Tanrı’nın sözlerinde ve işlerinde görülen eşsiz kişiliğine - kutsallığına, sevgisine, merhametine, doğruluğuna, sadakatine, iyiliğine, sabrına ve adaletine değineceğiz.  Bilindiği üzere, ilâhî isimler, insanlık için Tanrı’yı tanımakta son derece önem arzetmektedir.  Bu isimler Tanrı’nın karakteri ve kelâmı (söz) arasındaki ilişkiyi net bir şekilde aydınlatır. Kutsal Kitabın en büyük hedefi Tanrı’nın planı

  ____________________

1.  Bu bölümün sıfatlarının tanımlamalarını, aşağıdaki kitaplar

    oluşturmaktadır.

 

    - Başer, Sait, Gök Tanrı’nın Sıfatlarına Esmâü’l-Hüsnâ

      Açısından Bakış, İstanbul, Seyran İktisâdî İşletmesi, 1991.

    - Gazzâlî, İmam-ı, Esmâ’ül Hüsnâ Şerhi, Mütercim: M. Ferşat,

      İstanbul, Merve Basım Yayın, 1968.

    - Hıgab, Muhammad, God’s Attributes, Cario, Darel-Manar for

      Publication, 1995.

    - Pamuk, Arif, Esmâ-i Hüsnâ Şerhi Havâs ve Esrarı, İstanbul,

      Pamuk Yayınları, 1993.

    - Tatlısu, Ali Osman, Esmâü’l-Hüsnâ Şerhi, İstanbul, Seha

      Neşriyat, 1993.

    - Yurdagür, Prof. Dr. Metin, Ayet ve Hadislerde Esmâ-i Hüsnâ

      Allah’ın İsimleri, İstanbul, Marifet Yayınları, 1996.

    - Zwemer, The Moslem Doctrine of God, 1905.

   
ve karakteri dahil olmak üzere yüceliğini ortaya koymaktır.  Bu bakımdan Kutsal Kitaplar Tanrı’nın Zatî sıfatlarını anlatmakla başlar ve bu konlara ilişkin açıklamalarla sona erer.  Böylece, Tanrı’nın sıfatları konusunda “akâid veya kelâm”ın, diğer bütün dinî ilimlerin temelini teşkil etmesi bakımından, en şerefli ilim olarak kabul edilmesi gerekmektedir.   Kutsal Kitaplarda yer alan Tanrı’nın isim ve sıfatlarına ilişkin detaylı niteleme ve açıklamalar sebebiyle, beşeriyetin konuyla ilgili bütün tereddüt ve yanlış anlamalarını önlemeyi hedef edinmiş anılmaya lâyıktır.
2 

 

     “Ve servetle izzet senden gelir, ve sen her şeye hâkimsin;

     ve kudretle ceberrut senin elindedir, ve herkesi büyütmek ve

     kuvvetlendirmek senin elindedir.  Ve şimdi, ey Allahımız,

     biz sana şükrederiz, ve güzel ismine hamdederiz.” 

     (1 Tarihler 29:12-13)

 

     “En güzel isimler Allâh’ındır. O’na onlarla dua edin.  O’nun

     isimlerinde ters bir tutum izleyenleri bırakın.  Yapıp

     ettiklerinin cezasını çekekeceklerdir. “  (A’râf 7:180)

 

     “Hangisiyle çağırsanız, nihâyet en güzel isimler O’nundur.”

     (İsrâ 17:110)

 

                Artık fâni insanlar gibi düşünmeyin; Yüce Tanrı gibi düşünmeye başlayın.  O zaman göreceksiniz ki, tahrif iddiasında bulunanların düşünceleri ancak boş laftır. Boş çuval ayakta durmaz. Yüce Tanrı’nın sözleri değişmez, çünkü Tanrı değişmez.  Tanrı’nın ebedî karakteri ve O’nun ebedî sözleri birbiriyle bağlıdır, ve hiç kimsenin boş iddiaları bunu değiştiremez.

 

     “Mukaddes mabedine doğru secde kılayım, ve inayetin ve

     hakikatin için ismine şükredeyim; Çünkü sözünü bütün

     şöhretinin üstüne büyülttün.”  (Mezmur 138:2)

 

                Evet, Tanrı’nın Sözü yaratılan herşeyden önemlidir, “çünkü adını ve sözünü her şeyden üstün tutun.”  Yani eğer bir kimse Tanrı’nın Esmaül Hüsna sıfatlarına önem veriyorsa, bu ayete göre Tanrı’nın Sözü sıfatlarından daha çok yüce bir yer almaktadır. Yani, Tanrı’nın Sözü son derece güvenilirdir.  Bu yüzden Rab Tanrı’nın ismine sonsuza dek şükredebiliriz.  “İsmimin izzetini RABBE verin.”  (Mezmur 29:2)

____________________

2. Yurdagür, Ayet ve Hadislerde Esmâ-i Hüsnâ Allah’ın İsimleri,

   ss. 11-12.


el-Mü’min:

 

(The Faithful)

who can be trusted

 

(No. 7)3 Gönüllerde iman ışığı uyandıran, kendine sığınanlara aman verip onları koruyan, rahatlatan.  Güven veren, vaadine güvenilen: 

 

     “O, öyle Allâh’tır ki O’ndan başka tanrı yoktur. Pâdişahtır,

     mukaddestir, selam (esenlik veren), mü’min (güvenlik veren),

     müheymin (gözetip koruyan), azîz (üstün gaalib), cebbâr

     (istediğini zorla yaptıran), mütekebbir (çok ulu)dur!” 

     (Haşr 59:23)

 

     “RABBİN inayetlerini ebediyen terennüm edeyim; Senin

     sadakatini bütün nesillere ağzımla bildireyim.  Çünkü dedim:

     İnayet ebediyen bina edilir; Gökler -- sadakatini onlarda

     durdurursun.  Şeçtiğim ile ahit kestim, Kulum Davuda and

     ettim: Senin zürriyetini ebediyen durduracağım, ve tahtını

     bütün nesiller için kuracağım.”  (Mezmur 89:1-4)

 

                Tanrı’nın karakteri ve tabiatı güvenilirdir. Kutsal Kitab’ın değişmezliği konusunda en önemli kanıt şüphesiz Tanrı’nın güvenilirliği, çünkü Tanrı’nın güvenilirliği bütün sıfatları olduğu gibi değişmez ve sonsuzdur.  Yukarıdaki ayete göre Rab’bin ta kendisi, bu pak sözleri “bu nesilden ebediyen koruyacak”tır.  Tanrı sözünün güvenilirliği ve O’nun değişmez karakteri, Yahudiler ve Hıristiyanların inancının temelidir. 

 

     “Çünkü RAB iyidir; inayeti ebedidir, ve sadakati devirden

     devre sürer.”  (Mezmur 100:5)

 

     “Rabbimiz İsa Mesih, kendi gününde kusursuz olmanız için sizi

     sonuna dek pekiştirecektir.  Sizi Oğul Rabbimiz İsa Mesih’le

     beraberliğe çağırmış olan Tanrı güvenilirdir

    (1 Korintliler 1:8-9)

 

                RAB Tanrı’mızın verdiği söz ve vaatlere karşı son derece sadıktır.  “Allâh sözünden caymaz.” (Hac 22:47)  “Zîrâ sen verdiğin sözden caymazsın!” (Al-i İmrân 3:194)  Elbette, Rab hiçbir zaman sözünden caymaz.  “Çünkü ben RAB, ben değişmem.”   (Malaki 3:6)  

___________________

3.  Bu numaralar Esmaül-Hüsna’nın sırasını gösterir.

 

     “RABBİN şeriati kâmildir; canı tazeler; RABBİN şehadeti

     sadıktır; bön adama hikmet verir.  RABBİN vesaysı doğrudur;

     Yüreği sevindirir.  RABBİN emri paktır; gözleri aydınlatır.

     RAB korkusu temizdir; ebediyen durur; RABBİN hükümleri

     haktır; hepsi doğrudur.  Kulun da onlarla sakınır; Onları

     tutmakla büyük karşılık vardır.”  (Mezmur 19:7-9 & 11)

 

                Rabbin şehadeti kendi sözüdür.  O Kitap kâmil ve sadıktır.  Kim bu kitapları okursa hem canı tazelenmiş olur hem de hikmeti kazanmış olur.  Onları tutmakla büyük karşılık vardır.

 

     “Ya RAB, sözün göklerde ebediyen sabittir. Sadakatin nesilden

     nesle sürer;  Yeri kurdun, ve duruyor.”  (Mezmur 119:89-90)

 

                Tanrı’nın kitabı hem gökte (cennete) sabit duruyor hem de yerde (dünyada) nesilden nesle sadık bir şekilde duruyor.  Tanrı yeri kurdu, ve yer hâlâ durmaktadır; dünyada yaşayanlara da sözünü vermiştir, ve bu da durmaktadır. 

 

     “Ellerinin işleri hakikat ve adalettir;  Bütün vesayası

     sadıktır.  Ebediyen ve daima sabittir; Hakikat ve doğrulukla

     yapılmıştır... Ahdini ebedî buyurmuştur... Onun hamdi

     ebediyen durur.”  (Mezmur 111:7-10)

 

                Ebedî ahitler yazılmıştır.  Kimin tarafından?  Tanrı tarafından.  Ahitler ve kanunlar Tanrı’nın koruması altındadır.  Bu  yüzden  Tanrı’nın  kanunları  ebediyen  ve  daima sabittir. Kâfirler bunu kabul etmek istemezse bile, hiç bir şey Tanrı’nın kitaplarını değiştiremez.  Bütün kanunları sadıktır, ebedîyen ve daima sabittir.

 

     “Şehadetlerini adaletle, ve çok sadakatle emrettin.”

     (Mezmur 119:138)

 

     “Biz sadık kalmasak da, O sadık kalacak.  Çünkü kendi özüne

     aykırı davranamaz.”  (2 Timoteyus 2:13)

 

                Bazı insanlar sadık kalmayabilir. Ama kötü insanların davranışları hiç bir şekilde “el-Mü’min” olan Tanrı’nın ebedi amaçlarını etkilenemez. “Durun ve bilin ki, Allah ben im; Milletler arasında yükseleceğim.” (Mezmur 46:10)

 

     “Peki, Yahudilerden bazıları güvenilmez çıktılarsa ne olur?

     Onların güvenilmezliği Tanrı’nın güvenilirliğini ortadan

     kaldırır mı?  Kesinlikle hayır!” (Romalılar 3:3-4)

                Prof. Dr. Metin Yurdagür bu sıfatı şöyle özetlemiştir:  “Taşıdığı zengin anlamlar sebebiyle bu yüce isim, insanların gönlünde imân ışığı uyandıran, bu şerefi onlara ihsan ederek kalplerinden şek, şüphe, endişe ve tereddütleri izâle buyuran, kendisine sığınanlara emân vererek onları her türlü tehlikeden koruyan, dünyada emniyet ve huzura yaşayıp âhirette ebedî mutluluğu kendilerine sağlayacak olan zâtın,  Allah Teâlâ olduğunu insanlara hatırlatmaktadır.”4 “El-Mü’min” sıfatı ışığında, Tanrı’nın tüm kitapları her türlü tehlikeden korunmuş bulunmaktadır.  Bu kitaplar olmadan dünyadaki insanların emniyet ve huzurundan bahsetmek imkânsız olurdu.

 

el-Fettâh:

 

(The Opener)

who clears and opens up the Way

 

(No. 19)  Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, zorlukları giderip hayır kapılarını ve dua edenlerin dua kapısını açıcıdır. İyilik kapılarını açan, bütün anlaşmazlıkların nihâi hakemi olarak mutlak adaleti gerçekleştiren.  Bu Kur’ân’da 38 kez kullanılmaktadır.

 

     “De ki: “Rabbimiz hepimizi biraraya toplayacak, sonra da

     aramızı hak ile ayıracak. O’dur Fettâh, O’dur Alîm.” 

     (Sebe 34:26)

 

     “Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı

     çalın, size açılacaktır.  Çünkü her dileyen alır, arayan

     bulur, kapıyı çalana kapı açılır.”  (Matta 7:7-8)

 

                “El-Fettâh” diye bilinen Tanrı mü’minler için yol açar.  Tanrı’nın kelâmı olmadan Tanrı’nın yolu bilinemez.  Yol kapalı olur.  Ama hamdolsun ki,  Tanrı kendini arayanları hiç bir zaman karanlıkta bırakmaz.  Dolayısıyla, “el-Fettâh” olan Tanrı yol açar.  Yüce Tanrı, yol gösteren Kutsal Kitabının tahrif edilmesine asla izin vermez.  Çünkü “el-Fettâh”, O’nun doğruluk yolunu kapalı olarak istemiyor.  Tanrı, insanlar, kendi doğru yolunu görsünler diye Kutsal Kitabı gönderdi.

 

                “El-Fettâh”ın kitapları daima geçerli ve açıktır.  Tanrı’nın yolu her zaman sabit ve bellidir.  Kutsal Kitaplara göre Tanrı’nın

___________________

4.  Yurdagür, Ayet ve Hadislerde Esmâ-i Hüsnâ, ss. 11-12.

 

kurtuluş kapısı Hz. İsa Mesih’in ta kendisidir, ve bu kurtuluş kapısı ta kıyamet gününe kadar geçerli olacaktır.

 

     “İsa yine, “Size doğrusunu söyleyeyim” dedi, “ben koyunların

     kapısıyım... Kapı ben’im.  Bir kimse benim aracılığımla

     içeri girerse kurtulur.”  (Yuhanna 10:7-9)

 

     “Allâh demişti ki:  ‘Ey İsâ, ben seni öldüreceğim, bana

     yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve

     sana uyanları ta kıyamet gününe kadar inkâr edenlerin

     üstünde tutacağım.”  (Al-i İmrân 3:55)

 

el-Hâdî:

 

(The Guide)

who leads and guides in safe paths

 

(No. 94)  Doğru yola ileten.  Hidayet lütfeden, istediği kulunu hayırlı ve kârlı yollara muvaffak kılan, muradına erdiren:  Kur’ân’da 5 kez kullanılır.

 

     “Şu bir gerçek ki, Allâh Hâdî’dir, iman edenleri dosdoğru

     yola mutlaka ulaştıracaktır.”  (Hac 22:54)

 

     “Hakirlere adalette yol gösterir; ve kendi yolunu hakirlere

     öğretir.”  (Mezmur 25:9)

 

                Tanrı yol göstericidir.  Yol göstermek için, “el-Hâdî” olan kitapları gönderdi.  Özellikle Kutsal Kitabın varlığı, Tanrı’nın bu sıfatı açısından son derece önemlidir.  “Genç adam yolunu ne ile temizler?  Senin sözüne göre onu tutmakla.”  (Mezmur 119:9)  Tanrı insanı yanıltmak istemiyor.  “Çünkü hiç kimsenin mahvolmasını istemiyor, herkesin tövbeye gelmesini istiyor.”     (2 Petrus 3:9)  Onu aydınlatmak istiyor ve bunun en harikulade kanıtı Kutsal Kitap’tir.

 

     “Kurtarızımız Tanrı...tüm insanların kurtulmasını ve

     gerçeğin bilincine erişmesini ister.”  (1 Timoteyus 2:3-4)

____________________

                Kutsal Kitap, bizi Tanrı’ya ulaştıran en güvenilir kaynaktır.  Ama Tanrı’nın yol gösterici olan kitapları olmazsa ne olur?  “Eğer kör köre kılavuzluk ederse her ikisi de çukura düşer.”  (Matta 15:14)  “El-Hâdî” olan Tanrı asla buna izin vermez.  Mü’minlerin ne yapması gerektiğini bilebilmek için, Tanrı’nın yol gösterici olan Kutsal Kitab’ının var olması gerekir. 

     “Şu bir gerçek ki, Allâh Hâdî’dir, iman edenleri dosdoğru

     yola mutlaka ulaştıracaktır.”  (Hac 22:54)

 

                Tanrı hiç bir zaman O’nun kendi mü’minlerini yolsuz, kılavuzsuz veya kitapsız bırakmaz.  Çünkü bu O’nun yüce karakterine aykırıdır.  Tahrif iddiasında bulunanlar ise, O’nun el-Hâdî sıfatını bilmeyerek, ya da geçerli saymayarak, körlerin çukuruna düşmesine izin verirler.  Mü’minler ise, Tanrı’nın güvenilir sözü üzerinde dururlar:

 

     “Körle gören bir olmaz.  Karanlıklarla aydınlık da bir

     olmaz.”  (Fâtır 35:19-20)

 

     “ve daima RAB sana yol gösterecek...” (İşaya 58:11)

 

     “Çünkü bu Allah daima ve ebediyen bizim Allahımızdır;

     Ölüme kadar o bize yol gösterecektir.”  (Mezmur 48:14)

 

                Kutsal Kitab’a göre bilindiği gibi, Hz. İsa Mesih, Tanrı’nın doğru yolunu göstermiştir:  “İsa’yı gönderdik ve ona, içinde yol gösterme ve nûr bulunan İncîl’i verdik.”  (Mâide 5:46)  Şimdi ise bu doğru yol hakkında, Hz. İsa’nın kendi sözlerine bir göz atalım:

 

     “Dar kapıdan girin.  Çünkü kişiyi yıkıma götüren kapı geniş

     ve yol enlidir.  Bu kapıdan girenler çoktur.  Yaşama götüren

     kapı ne dar, yol da ne çetindirBu yolu bulanlar azdır

     (Matta 7:13-14)

 

     “İsa ona, “Yol, gerçek ve yaşam ben’im dedi.  “Benim

     aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez.”  (Yuhanna 14:6)

 

el-Hafîz:

 

(The Preserver)

 who keeps watch over everything

 

(No. 39)   Yapılan işleri bütün tafsilatiyle tutan, her şeyi, belli vaktine kadar afet ve beladan saklıyan.  Koruyup gözeten ve dengede tutan.  Çok koruyandır.  Kur’ân’da 6 kez kullanılır.

 

     “Rabb’in, her şeyi korumaktadır.”  (Sebe 34:21)

 

     “Ayağa kalkın ve Allahınız RABBİ ezelden ebede kadar takdis

     edin; ve her takdisten ve hamtten üstün olan izzetli ismin

     mubarek olsun.  Sen yalnız sen RABSİN; gökleri, göklerin

     göklerini, ve bütün ordularını, yeri ve onun üzerinde olan

     bütün şeyleri, denizleri ve onlarda olan bütün şeyleri,

     denizleri ve onlarda olan bütün şeyleri sen yarattın, ve

     onların hepsini korursun...”  (Nehemya 9:5-6)

 

                Rab her şeyi korumaktadır!  Acaba kendi sözlerini de korur mu?  Tanrı’nın yüce sözleri korunmaya değmez midir?  Tahrif iddiasında bulunanlar “hayır” yanıtını vermeye hazırdırlar.  Ama Tanrı’nın sıfatlarını iyi bilenler için verilecek cevap “Evet” olmalıdır.  Tabi ki Tanrı’nın bütün kitapları korunma altındadır.  Çünkü Tanrı “el-Hafîz”dır.  Tanrı neden kendi kitaplarını korur?  Çünkü “Ahidimi bozmam ve dudaklarımdan çıkanı değiştirmem.” dedi.  (Mezmur 89:34)  Yani Kutsal Kitab’ın değiştirildiğini söylemek, “el-Hafîz” olan Tanrı’ya karşı bir hakarettir. “Ya RAB... kimse sana karşı duramaz.”  (2 Tarihler 20:6)

 

     “Ya RAB, inayetin göklerdedir; Sıtkın asümana erer.

     Adaletin ulu dağlar gibidir;  Hükümlerin büyük

     engindir.  Ya RAB, insanı ve havanı sen korursun.

     İnayetin ne değerlidir, ey Allah!  Adem oğulları

     kanatlarının gölgesine sığınır.”  (Mezmur 36:5-7)

 

     “Kendisini ne bir uyuklama, ne de uyku tutmaz... O’nun

     kürsüsü, gökleri ve yeri kaplamıştır.  (O yüce pâdişah,

     göklere, yere, bütün kâinâtâ hükmetmektedir)  Onları

     koru(yup gözet)mek, kendisine ağır gelmez.  O yücedir,

     büyüktür.”  (Bakara 2:255)

 

     “Sakın, Allâh’ı peygamberlerine verdiği sözden cayar

     sanma!”  (İbrahim 14:47)

 

el-Müheymin:

 

(The Protector)

whose watchful care protects from all harm

 

(No. 8)  Gözetici ve koruyucu.  Evrenin bütün işlerini düzenleyen, gözeten ve yöneten; insanları murakabe eden:  Bu sıfat Kur’ân’da ancak bir kez kullanılmaktadır.

 

     “O, öyle Allâh’tır ki O’ndan başka tanrı yoktur.

     Pâdişahtır, mukaddestir, selam (esenlik veren), mü’min

     (güvenlik veren), müheymin (gözetip koruyan), azîz (üstün

     gaalib), cebbâr (istediğini zorla yaptıran), mütekebbir (çok

     ulu)dur!”  (Haşr 59:23)

     “RABBİN sözleri pak sözlerdir; Toprakta pota içinde

     kal olunmuş, yedi kere tasfiye edilmiş gümüş gibidir.

     Onları sen tutacaksın, ya RAB, onları bu nesilden

     ebediyen koruyacaksın.”  (Mezmur 12:6-7)

 

                Şimdi bir an için, Kutsal Kitap, yani Tevrât Zebûr ve İncîl’i, “el-Müheymin” sıfatının ışığında düşünelim.  Bu yüce sıfata göre Rab Tanrı, kendi Kutsal Kitabını gözetleyip onları korumaktadır.  “Onları sen tutacaksın, ya RAB, onları bu nesilden ebediyen koruyacaksın.”  (Mezmur 12:7)  Ama tahrif iddiasinda bulunanlar, bu yüce sıfata neler yapmışlar?  Tanrı’nın bu yüce sıfatını unutup onu çamura bulamışlar.   el-Müheymin’in “insanları murakabe eden” ifadesinin yerinde, “insanları murakaba etmeyen” ifadesini tercih ediyorlar!  Ne biçim iman bu?

 

     “İnkâr edip (insanları) Allâh yolundan çevirenler... Allâh’a

     hiçbir zarar veremezler. (Allâh) onların işlerini boşa

     çıkaracaktır.  (Muhammed 47:32)

 

     “Ama Rab güvenilirdir.  O sizi pekiştirecek, kötü olandan

     koruyacaktır.”  (2 Selanikliler 3:3)

 

el-Kuddûs:

 

(The Most Holy One)

to whom all in heaven and on earth ascribe holiness

 

(No. 5)  Hatadan, gafletten, acz’den ve her tür eksiklikten çok uzak, pek temiz. O’nun Zat-ı celilesi, sıfatları ve isimleri bütün ayıp ve noksanlardan arınmıştır.

 

     “Göklerdekiler ve yerdekiler; o Melîk, o Kuddûs, o Azîz, o

     Hakîm Allâh’ı tespih ediyorlar.”  (Cum’a 62:1)

 

     “Allahımız RABBİ yükseltin; ve ayaklarının basamağında secde

     kılın; O Kuddûstur.”  (Mezmur 99:5)

 

                Kitab-ı Mukaddes’te Kuddûs ya da Kutsal kelimesi Tanrı ile ilgili tam 581 kez kullanılmaktadır.5 Kur’ân-ı Kerîme’de ise bu terimler Tanrı’nın sıfatı olarak ancak iki kez kullanılmıştır (Cum’a 62:1 ve Haşr 59:23).   Tanrı’nın yarattıkları hakkında:  “Kuddûs diyor... kudretin büyüklüğünden ve kuvvetinin zoru ile onlardan  hiç  biri  eksilmez.” (İşaya 40:25-26)  Kitab-ı Mukaddes

___________________

5.  Dake, Dake’s Annotated Reference Bible, s. 58.

 

nedir? Tanrı’nın Kutsal  Kitabı’dır.  Yani biri  “el-Kuddûs”un Kutsal Kitabına dokunursa, Tanrı’nın da kendi kutsallığına da dokunmuş olur. Dolayısıyla, Yüce Rab, tahrif iddia edenleri suçsuz bırakmayacaktır.  Onlar “kuvvetinin zoru ile onlardan hiç biri eksilmez” ayetin yerine “el-Kuddûs” olan Tanrı Kendi Kutsal Kitaplarını koruyamadı” diye ima ediyorlar! Hâşa! Tanrı’nın kutsallığı, bütün kötülüklerden kusursuz bir şekilde uzaktır.  Tanrı mutlak kutsallığı bizim için büyük bir teselli ve güven kaynağı olmalıdır. Tanrı kusursuz bir şekilde kutsalsa, o zaman O’nun bizim için yaptıklarının da her zaman kusursuz ve adil olduğuna güvenebiliriz.6

 

     “Kime meydan okudun ve sövdün? ve kime karsı ses yükselttin,

     ve gözlerini yukarı kaldırdın?  İsrailin Kuddûsuna karşı

     (2 Kırallar 19:22)

____________________

6.  Bridges, Kutsallığa Doğru, ss. 21-22.

 





Hristiyan.Net'i Açılış Sayfanız yapmak için tıklayınız.
9 Ağustos 2003 tarihinden beri  sayfa gösterimi aldık.
Destek olmak ya da reklam vermek için, lütfen webmaster@hristiyan.net adresine mail atınız.