İMAN YOLU
İÇİNDEKİLER
5. “Ve O’nun biricik Oğlu Rabbimiz”
7. “Kutsal Ruh’tan vücut buldu ve bakire Meryem’den doğdu”
8. “Pontiyus Pilatus zamanında acı çekerek”
9. “çarmıha gerildi, öldü ve gömüldü, ölüler diyarına indi”
10. “üçüncü gün ölüler arasından dirildi”
11. “Göğe çıktı”
12. “her şeye gücü yeten Baba Tanrı’nın sağında oturdu”
13. “Oradan dirileri ve ölüleri yargılamak için tekrar gelecektir”
IV. BÖLÜM: KUTSAL RUH TANRI
14. “Kutsal Ruh’a”
15. “Kutsal Evrensel Kilise’ye”
16. “Kutsalların birliğine”
17. “Günahların affına”
18. “Ölülerin dirilişine ve sonsuz yaşama inanıyorum. Amin
İLAVE BÖLÜM: “Mesih’le Birleşme”
İZNİK İNANÇ AÇIKLAMASI
11. “Göğe çıktı”
(Elçilerin İşleri 2:33-36; Mattta 28:16-20; Koloseliler 3:1-4)
Mesih’in göğe çıkmasıyla kurtuluşumuz bizde gerçekleşmeye başlıyor; Mesih’in göğe çıkması ile Tanrının Egemenliğinin ilerleme çağı resmen başlamış oluyor. Baba’nın sağına yükselen Mesih’te insanlığımızın yüceltilmesi açıklanmış oluyor.
Heidelberg İlmihali 46. ‘O (İsa) Göğe çıktı’ demenin anlamı nedir?
Havarilerin gözü önünde yerden göğe yükselen Mesih,1 dirileri ve ölüleri yargılamak üzere tekrar geleceği güne kadar2 bizim iyiliğimiz için orada kalacaktır.3
1 Markos 16:19; Luka 24:50-51; Elçilerin İşleri 1:9-11
2 Matta 24:30; Elçilerin İşleri 1:11.
3 Romalılar 8:34; İbraniler 4:14; 7:23-25; 9:24
Heidelberg İlmihali 47. Fakat vaat ettiği gibi dünyanın sonuna kadar Mesih bizimle değil midir?4
Mesih tamamen insan ve tamamen Tanrı’dır. O insansal doğasında şu anda yeryüzünde değildir.5 Fakat O’ndaki Tanrısallık, görkem, lütuf ve Ruh’ta şu anda bizden uzakta (ayrı) değildir.6
4 Matta 28:20
5 Elçilerin İşleri 1:9-11, 3:19-21,
(Matta 26:11; Yuhanna 16:28; 17:11, İbraniler 8:4)
6 Matta 28:18-20; Yuhanna 14:16-19; (Yuhanna 16:13)
Heidelberg İlmihali 48. Eğer O’nun insansal yönü Tanrısal yönünün olduğu yerde değilse öyleyse Mesih’in iki doğası birbirinden ayrı değil mi?
Elbette değil. O’nun Tanrısallığı sınırlı olmayıp ve O şimdi her yerde olduğundan7 açıktır ki, Mesih’in Tanrısal doğası O’nun yüklenmiş olduğu insansal sınırlılığın çok ötesindedir fakat aynı zamanda O’nun Tanrısal kişiliği O’nun insansal doğasına birleşmiş olarak durur (aynı zamanda Tanrısal kişiliği O’nun insansal doğasındadır).8
7 Yeremya. 23:23-24; Elçilerin İşleri 7:48-49, İşaya 66.1
8 Yuhanna 1:14; 3:13; Koloseliler 2:9
Heidelberg İlmihali 49. Mesih’in göğe yükselişinin bize yararı nedir?
İlk önce, bizim için gökte Babasının önünde yakarır.9
İkinci olarak, bedenimizin cennette oluşu bizim başımız olan Mesih’in
bizi kendi üyeleri olarak, cennetteki yanına alacağının garantisidir.10
Üçüncü olarak, O Ruhunu yeryüzüne ilerisi için teminat olarak gönderir.11 Ruh’un gücüyle bizler hayatlarımız için, yalnızca dünyasal şeyler değil, Mesih’in olduğu yerde, Tanrı’nın sağında oturduğu,12 yukarıdaki şeyleri hedef olarak belirleriz.
9 Romalılar 8:34, I.Yuhanna 2:1
10 Yuhanna 14:2, 17:24; Efesliler 2:4-6
11 Yuhanna 14:16, (Elçilerin İşleri 2:33), II.Korintliler 1:21-22; 5:5
12 Koloseliler 3:1-4
A-) MESİH’İN GÖĞE ÇIKMASI VE KURTULUŞUMUZ
Ölümü ve dirilişiyle Tanrı Oğlu İsa Mesih kurtuluşumuzu tek bir seferde sağladı. Artık fiziksel bedeni ile yapılması gereken hiç birşey kalmamıştır (Yuhanna 19:30). O’nda kurtuluşumuz tamamen sağlanmıştır, çünkü Tanrı önünde Mesih doğruluğumuz, kutsallığımız ve tam kurtuluşumuz olmuştur.[1] Ve bu kurtuluş artık elde edildiği için, Mesih’in katılması gereken daha başka bir şey kalmadığı için, Mesih artık aramızda fiziksel (insan bedeni ile) olarak aramızda bulunmuyor. Mesih’in artık Baba’nın yanına çıkması kurtuluşunun tamamen tamamlanmış olduğunu gösteriyor:[2]
İbraniler 1:3 Oğul, Tanrı yüceliğinin parıltısı, O'nun varlığının öz görünümüdür. Güçlü sözüyle her şeyi devam ettirir. Günahlardan arınmayı sağladıktan sonra, yücelerde ulu Tanrı'nın sağında oturdu.
Mesih’in göğe çıkması, bu kurtuluşun şimdi etkin olarak insanlara verildiğini de vurguluyor. Mesih’in nesnel olarak kurtuluşumuzu tamamen sağlamasına rağmen, bu kurtuluşun yaşamlarımıza somut bir şekilde, yani “öznel” olarak uygulanması gerekmekteydi. Bu açıdan Kutsal Ruh’un görevi, Mesih’in bizim için sağladığı kurtuluşu alıp onu yaşamlarımızda gerçekleştirmekti. Ve böylece Mesih’in göğe çıkması, Kutsal Ruh’un gönderilmesini mümkün kılmıştır:
Yuhanna 16:7 Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı size gelmez.
Mesih, artık Baba’nın yanına çıkıp her şey O’nun yetkisine verilmiş olduğu için de, çarmıhta sağladığı kurtuluş insanlarının yüreklerinde ve yaşamlarında kökleşsin diye Ruh’unu gönderiyor (Elçilerin İşleri 2:33-36).
Bu bakımından Mesih’in göğe yükselmesi Kilise (İmanlılar Topluluğu) için bir fakirleşme değil, zenginleşmedir. İsa’nın göğe yükselerek yeryüzünden ayrılmasından önce Havariler “onlarla beraber” yaşayan Ruhu “tanıyorlardı” Ancak İsa’nın göğe çıkması onların ölçülemez bir şekilde yararına olacaktı, çünkü o andan itibaren Ruh “onların içinde” olacaktı (Yuhana 14:17). Kutsal Ruh, havarileri [ve Mesih’e inananları] O’nun tapınağı, yani Kutsal Ruh’un konutu olarak kullanacaktı; Böylece Mesih’te olan her zenginliği alıp, onu Kiliseye (İmanlı Topluluğundaki tek tek her bir ferde) verecekti. Ve Kilisenin tanıklığı meyve versin diye Mesih’in Ruhu inananlar topluluğunu güçlendirecek ve Kilisenin dünyadaki adımları boyunca ona eşlik edecekti:[3]
Efesliler 4: 8 Bunun için Kutsal Yazı şöyle der:
"Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı,
İnsanlara armağanlar verdi."
9 Şimdi bu "çıktı" sözcüğü, Mesih önce aşağılara, yeryüzüne indi demek
değil de nedir? 10 İnen de O'dur, her şeyi doldurmak üzere bütün göklerin çok üstüne çıkan da O'dur. 11 Kendisi kimini elçi, kimini peygamber, kimini müjdeci, kimini önder ve öğretmen atadı. 12 Öyle ki, kutsallar hizmet görevini yapmak ve Mesih'in bedenini geliştirmek üzere donatılsın. 13 Sonunda hepimiz imanda ve Tanrı Oğlu'nu tanımada birliğe, yetkinliğe, Mesih doluluğundaki olgunluk düzeyine erişeceğiz. 14 Böylece artık insanların kurnazlığıyla, aldatıcı düzenler kurmaktaki becerileriyle, her öğretinin rüzgarıyla çalkalanıp öteye beriye sürüklenen çocuklar olmayacağız. 15 Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesih'e doğru her yönden büyüyeceğiz. 16 O'nun önderliğinde bütün beden, her eklemin yardımıyla kenetlenip kaynaşmış olarak her üyesinin düzenli işleyişiyle büyüyüp sevgide gelişiyor.
Görülüyor ki, yüceltilen Mesih’in Ruhu, Mesih’in ölümünün, dirilişinin ve şimdiki egemenliğinin yararlarını bize veriyor. Üzerimize bol bol dökülen Kutsal Ruh bizi Mesih’in benzerliğine dönüştürüyor; Mesih’e ait olan şeyleri bize veriyor (II.Korintliler 3:17-18). İsa’nın göğe çıkması (ve onun karşılığı olan Pentikost) böylece Ruh’un Çağını, Kurtuluş Çağını başlatıyor.[4]
B-) MESİH’İN GÖĞE ÇIKMASI VE KİLİSENİN GÖREVİ
Tanrı’nın Krallığı Söz’ün, yani Kurtuluşun Mesih’te olup O’nun Rab olmasının ilanı aracılığıyla yayılacaktır.[5] Böylece Söz, Kudüs’te, Yahudiye’de, Samiriye’de ve bütün dünyada ilan edilerek yayılacaktır (Eçilerin İşleri 1:8). Tanrı’nın Krallığı askeri bir zaferin parıltısıyla değil, imanın kararını gerektiren bir bildiri şeklinde ilerleyerek gelecekti. Bu, Mesih’in yaşamında geçerliydi, çünkü ilk yüzyıldaki Yahudilerin bekleyişlerinin aksine, Mesih, savaşçı bir komutan olarak değil, Tanrı Krallığına ait Sözü eken “ekinci” olarak geldi.[6] Mesih’in ölümü ve dirilişi bu konuya hiç bir değişiklik getirmedi; aksine dirilen Mesih, havarilere ulusları yasalarını değiştirerek değil, (Mesih’in) buyurduğu her şeye uymayı onlara öğreterek onları öğrencileri olarak yetiştirmelerini söyledi:
Matta 28: 18 İsa yanlarına gelip kendilerine şunları söyledi: "Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi. 19 Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin; 20 size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim."
Çünkü Müjde’nin vaaz edilmesiyle O’nun getirdiği kurtuluş uluslar tarafından bilinecek ve kabul edilecekti ve böylece Tanrı’nın Krallığı bütün dünyaya yayılacaktı.[7]
Tanrı’nın Krallığı kilise tarafından ilan edilip imanla kabul edilmesinin gereğinden dolayı, Mesih’in göğe çıkmasının başlattığı çağ önemlidir. Mesih’in göğe çıkması, Tanrı’nın Krallığının ilan edilme ve büyüme çağına işaret ediyor. Çarmıhta sağlanan kurtuluşun yeryüzünün bütün uluslarına yayılması, İbrahim’e vaadedilen bereketlerin dünyadaki tüm ailelere verilmesi, yani “kurtuluş çağı” Mesih’in göğe çıkmasıyla başlıyor. Ve aynı mantıkla Mesih’in göğe çıkması kiliseyi şimdiki çağda belirli bir görev ile sorumlu kılıyor: Kilise bu dünyada Tanrı’nın Krallığının ve kurtarışının habercisi olarak yetkili kılınmıştır. Kilise, gelecek olan ve şimdi bile onun içinde etkin olan Tanrı Krallığının yaşayan bir sureti ve yeryüzündeki diri bir benzerliği olmalıdır. Kilise, insanların kurtuluşu için önlerine yerleştirilen Tanrı Krallığının bir “vitrini” olarak mevcuttur! Kilisenin belirlenmiş olan görevi de sözleri ve yaşamıyla Mesih’te gösterilen Tanrı’nın Krallığını, lütfunu ve şefkatini ilan etmektir![8] Kilise vaazı ve hizmetiyle, sakramentler ve disiplinle inananları bu krallığın gelişi için hazırlar. İnananlar da bu çağrıya dua, tövbe ve havarilerin öğretisine itaat ederek cevap verirler.
Mesih’in göğe çıkması, kilisenin şimdiki çağda durgun ve dış dünyaya kendisini kapatmış bir varlık olarak kavranılamayacağını açıklıyor. Kilise sadece kendisi için yaşayamaz. Tanrı Krallığının ölçülemez lütfuna eriştiği için (Matta 13:44-46), ayrıca büyük bir sorumluluğu da vardır –kiliseyi kapsayan ve dolduran Tanrı Krallığının bu dünyada ilerleyip büyümesi için Kilisenin bir araç olma sorumluluğu!– Öyleyse bunu unutan kiliseler ve imanlı bireyler aslında varlıklarının sebebine aykırı bir şekilde yaşıyorlar!
C-) MESİH’İN GÖĞE ÇIKMASI VE BİZİM YÜCELTİLMEMİZ
Filipililer 2: 7-8 Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak ululuğunu bir yana bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. 9 Bunun için de Tanrı O'nu pek çok yükseltti ve O'na her adın üstünde olan adı bağışladı. 10-11 Öyle ki, İsa'nın adı anıldığında gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil, Baba Tanrı'nın yüceltilmesi için İsa Mesih'in Rab olduğunu açıkça söylesin.
Mesih’in göğe çıkması bizdeki ümidin en kuvvetli kaynağıdır. Mesih, Baba’nın yanına çıkıp O’nun sağına oturmuştur. Bu olay aslında sadece Mesih’in Tanrılığına işaret etmiyor –zaten O her yönden her şeyi dolduruyor (Efesliler 1:23). Fakat O’nun göğe çıkması imanımızın gözüne İsa Mesih’in zaferini, Rab ve Kral olarak herşeye hükmetmesini görünür kılıyor. Bunun da pratik bir sonucu şudur: İsa Mesih, yüceltilen insan olarak Tanrı’nın varlığının doluluğuna daimi olarak girmiştir. Böylece evrenin Tanrısıyla olan yakınlığı ve mükemmel paydaşlığı ile insanlığımıza Rab olarak yetkisini uygulamaktadır. Temsilcimiz olarak Baba’nın sağına yükselen dirilmiş Mesih, O’na ait olduğumuzdan dolayı bizim için göklerde saklanan herşeyin görülebilen işareti ve güvencesi olmuştur!
Bizlerin Baba Tanrı huzurunda temsilcisi olan İsa Mesih ile birleşmemiz öylesine derindir ki, Kutsal Yazılar Hristiyanların şimdiden Mesih’te Baba’nın yanına çıktığını söyler:
Efesliler 2: 6 Tanrı bizi Mesih İsa'da, Mesih'le birlikte diriltip göksel yerlerde oturttu.
Mesih, “bizimle bir” olduğu için O’nun insanlığında O’nun için geçerli olan şeyler, bizim için de geçerlidir. Tabi ki, şu anda Baba’nın yanına oturmuş olan O’dur. Bizler ise başı şimdi ebedi yüceliğe erişen bir bedenin üyeleri olarak, Baba’nın yanına “çıkmış” oluyoruz. Böylece bizleri de bir gün yanına yücelteceğine dair sarsılmaz bir güvenceye sahip oluyoruz (güvencemiz, Mesih’te gerçek, olduğu için sarsılmazdır).[9] Bu güvence bizi günah, zayıflık ve ölümle belirlenen şimdiki yaşamımızın görünüşünün ötesine bakmaya ne kadar da çok teşvik ediyor! Henüz gelecekte olacağımız gibi değiliz! Mesih tekrar gelince şimdi olduğumuzdan daha tam bir dolulukla O’nda olacağız!
Bu nedenle Kutsal Yazılar göğe çıkarak, yüceliğe ulaşan Mesih’e göz dikmemizi öğütlüyor:
Koloseler 3: 1 Mesih'le birlikte dirildiğinize göre, gökteki değerlerin ardından gidin. Mesih orada, Tanrı'nın sağında oturuyor. 2 Yeryüzündeki değil, gökteki değerleri düşünün. 3 Çünkü siz öldünüz, yaşamınız Mesih'le birlikte Tanrı'da saklıdır. 4 Yaşamınız olan Mesih göründüğü zaman, siz de O'nunla birlikte yücelmiş olarak görüneceksiniz.
Burada “yeryüzündeki değerler” fiziksel varlığımızı değil, günahlı eğilimlerimizi (2. ayet) kast ediyor. Ve aynı şekilde “gökteki değerleri” düşünmek, şimdiki yaşamı reddetmeyi değil, zenginliğinin doluluğunu bize verecek Olan’a göz dikmeyi (3-4. ayetler) ima ediyor. Öyleyse Mesih’in göğe çıkması günahtan gittikçe daha çok vaz geçmemiz, kalbimizin gözlerini itaatsizlikten O’na çevirmemiz ve Kutsal Ruh’un gücüyle şimdiki davranışlarımızı ümidimizin hedefine göre uygulamaya çalışmamız için bizlere verilmiş diri bir öğüttür. Mesih’in göğe çıkması ifade edilemez sevinçtir; çünkü Mesih’te saklı olan her şey bizim için kendi yaşamımız kadar gerçektir. Bu iman ve ümit ile de Tanrısal vaatler bizleri ruhani hayatta bugün olduğumuzdan daha ileriye doğru yönlendiriyor!
12. “her şeye gücü yeten Baba Tanrı’nın sağında oturdu”
(Efesliler 4:11-16, Romalılar 8:33-39, Efesliler 1:19-23)
Dirilen Mesih, peygamber, kahin ve kral olarak işini sürdürüyor:[10] kilisesine yol gösteriyor, Baba’dan bizim için lütuf sağlıyor, her şey üzerinde egemenlik sürüyor, tarihi yaklaşmakta olan Krallığına doğru yönlendiryor.
Heidelberg İlmihali 31. Neden O’na (İsa’ya) mesh edilmiş anlamında Mesih denir?
Çünkü Baba Allah tarafından atandı ve Kutsal Ruh tarafından mesh edildi1 öyle ki, baş peygamberimiz ve öğretmenimiz olarak2 kurtuluşumuzla ilgili Tanrı’nın gizli bilgisini ve iradesini mükemmelce açıklasın.3 Bizim tek baş kahinimiz olarak4 kendi bedeninde yaptığı kurbanla bizi özgür kıldı.5 Ve sürekli olarak Baba’ya bizler için yakarışta bulunarak6 ve bizim sonsuz kralımız7 olarak Sözü ve Ruh’uyla bizi yönetir, bizim için kazandığı özgürlükte bizi korur ve saklı tutar.8
1 Luka 4:14-19; Luka 3:21- 22, İşaya 61:1, İbraniler 1:9, Mezmur 45:7
2 Elçilerin İşleri 3:22, Tesniye 18:15
3 Yuhanna 1:18; 15:15
4 İbraniler 7:17, Mezmur 110:4
5 İbraniler 9:12; 10:11-14
6 Romalılar 8:34; İbraniler 9:24; (I.Yuhanna 2:1)
7 Matta 21:5, Zekeriya 9:9 (Luka 1:33)
8 Matta 28:18-20; Yuhanna 10:28; Vahiy 12:10-11
Heidelberg İlmihali 50. [Mesih] ‘Tanrı’nın sağına oturdu’ ifadesi niçin konulmuştur?
Mesih kilisesinin başı olduğunu göstermek için göğe yükseldi1 ve Baba her şeyi O’nun aracılığı ile yönetmektedir.2
1 Efesliler 1:20-23, Koloseliler 1:18
2 Matta 28:18, Yuhanna 5:22-23
Heidelberg İlmihali 51. Bizim başımız olan Mesih’in görkeminin bize yararı nedir?
İlk olarak Kutsal Ruhu’yla üyeleri olan bizlerin üzerine gökten armağanlarını döker.3
İkinci olarak gücüyle bütün düşmanlara karşı bizleri savunur ve korur.4
3 Elçilerin İşleri 2:33; Efesliler 4:7-12
4 Mezmur 110:1-2 (Mezmur 2:9), Yuhanna 10:27-30; Vahiy 19:11-16
A-) MESİH’İN PEYGAMBER OLARAK ŞİMDİKİ İŞİ[11]
Mesih’in etkinliği dünyadan ayrılıp göğe yükselmesiyle sona ermiş olmadı. Mesih’in günahkar insanları Tanrı’ya satın alma işi birden ve tam olarak sağlandığı halde bu aynı zamanda bizler için bir başlangıçtı: İsa’nın “yukarı alındığı güne dek, yapıp öğretmeye başladığı” her şey idi (Elçilerin İşleri 1:1-2). Mesih’in şimdiki işi çarmıhta tek bir seferde kilisesi için sağlanan satın alma işinin üzerine kurulu bir etkinliktir: bu da O’nun Peygamberimiz,[12] Kahinimiz[13] ve Kralımız[14] olarak her şey üzerinde egemenlik süremesidir.
Mesih, Tanrı’nın mükemmel Peygamberi olarak geldi. Aynı şekilde şimdi kilisesini Ruh’u ve Sözü aracılığıyla gerçeğe yönlendiriyor (Yuhanna 14:25-26; 16:13). Dirilen Mesih dünyasal hizmeti boyunca öğrettiği şeyleri Ruh’u ve Sözü aracılığıyla kilisesine hatırlatıyor. Elçisel Kilisenin peygamberlerine takip etmesi gereken yolu ve yaptığı işin gelecekteki sonuçlarını açıkladı: bir gün Gerçeğin Ruh’u gelecek, onları gerçeğe yöneltecek ve gelecekte olacakları bildirecekti (Yuhanna 16:13). Bunu Kutsal Ruh’un esiniyle yaptığı halde, bütün yetki O’na verilen Mesih (Matta 28:18), bu esinlemenin kaynağıydı. Elçiler aracılığıyla konuşan Mesih’tir.[15] Böylece dirilen Mesih’in peygamber olarak etkinliğinin ürünü: Yeni Ahit ortaya çıktı. Dirilmiş Mesih kendisini Elçisel Kilise çağında elçiler ve peygamberler aracılığı ile Eski Ahit Yazılarına bağlı olaraktan açıkladı.[16] Ve şimdi bile halkına Eski ve Yeni Ahitin aynı yazılı vahyi ile önderlik etmektedir.
Gerçeği anlamamız için bizi gerçeğe yöneltmek ve gerçekte ilerletme işinde Mesih’in şimdi ve sürekli olarak etkin olduğunu kavramamız şarttır. Mesih’in ruhsal rehberliği, elçisel kilisenin başlangıcında sadece Kutsal Yazıları vahiy etmesiyle sınırlı değildir! Mesih seçtiği kimseleri (yani “önderler ve öğretmenler”) Kutsal Ruh ve Kutsal Yazıları kullanarak kiliseyi kurmaya, ona Tanrı’nın isteğini, gerçekte ve kardeşçe sevgiyi öğretmeye bu gün de devam etmektedir:
Efesliler 4: 11 Kendisi kimini elçi, kimini peygamber, kimini müjdeci, kimini önder ve öğretmen atadı. 12 Öyle ki, kutsallar hizmet görevini yapmak ve Mesih'in bedenini geliştirmek üzere donatılsın. 13 Sonunda hepimiz imanda ve Tanrı Oğlu'nu tanımada birliğe, yetkinliğe, Mesih doluluğundaki olgunluk düzeyine erişeceğiz. 14 Böylece artık insanların kurnazlığıyla, aldatıcı düzenler kurmaktaki becerileriyle, her öğretinin rüzgarıyla çalkalanıp öteye beriye sürüklenen çocuklar olmayacağız. 15 Tersine, sevgiyle gerçeğe uyarak bedenin başı olan Mesih'e doğru her yönden büyüyeceğiz. 16 O'nun önderliğinde bütün beden, her eklemin yardımıyla kenetlenip kaynaşmış olarak her üyesinin düzenli işleyişiyle büyüyüp sevgide gelişiyor.
Aynı şekilde bugün, Müjde’nin ilan edilmesiyle insanları kendisine çağırmaya, insanların Baba’yla ilişkileri düzeltmeye devam ediyor. Kilise içinde Peygamber olarak etkinliği ile günden güne bir araya topladığı insanları halkının paydaşlığına getirmeye devam etmektedir.[17] Kilisenin ilan ettiği sözü dikkatle dinlemek çok önemlidir. Çünkü bizleri “yaşama götüren” bu Sözde Mesih’in kendisi bize konuşmaktadır:
İbraniler 12: 25 Bunları söyleyeni reddetmemeye dikkat edin. Çünkü yeryüzünde kendilerini uyaranı reddedenler kurtulamadılarsa, göklerden bizi uyarandan yüz çevirirsek, bizim de kurtulamayacağımız çok daha kesindir.
B-) MESİH’İN KAHİN OLARAK ŞİMDİKİ İŞİ
Mesih İsa’nın çarmıhta gerçekleştirdiği kurban mükemmel olduğu için aynı zamanda tekrarlanamaz bir kurbandır. Böylece Mesih İsa, Tanrı’ya cesaretle yaklaşabilmemiz için Kahinimiz olarak bizlere merhamet sağlamak üzere Baba Tanrı’nın huzurunda bizlerin temsilcisi olarak durduğunda bizler de Tanrı’ya yaklaşmaya cesaret buluruz:
İbraniler 4: 14 Tanrı Oğlu İsa gökleri aşan büyük başkâhinimiz olduğu için açıkça benimsediğimiz inanca sımsıkı sarılalım. 15 Çünkü başkâhinimiz zayıflıklarımızda bize yakınlık duyamayan biri değildir; tersine, her alanda bizim gibi denenmiş, ama günah işlememiştir. 16 Onun için Tanrı'nın lütuf tahtına cesaretle yaklaşalım; öyle ki, yardım gereksindiğimizde merhamet görelim ve lütuf bulalım.
İbraniler 8: 1-2 Söylediklerimizin özü şudur: Göklerde, Yüce Olan'ın tahtının sağında oturan, kutsal yerde, insanın değil, Rab'bin kurduğu asıl tapınma çadırında görev yapan böyle bir başkâhinimiz vardır.
Biraz farklı bir ifadeyle, Mesih kahinimiz olarak, O’nun doğruluğunu giyerek kutsal Tanrı önünde durabilmemizi sağlamak üzere kurtuluşun meyvelerini bize uyguluyor.[18]
Kutsal Yazılarda bedelimizin ödenmesine ve kurtuluşumuzun kesinliğine dair en pratik ifade Mesih’in bizler için aracılık etmek üzere “Baba’nın sağında oturtulmasıdır”:
İbraniler 7: 25 Bu nedenle O'nun aracılığıyla Tanrı'ya yaklaşanları tümüyle kurtaracak güçtedir. Çünkü onlara aracılık etmek için hep yaşamaktadır.
Bu aracılık mükemmeldir çünkü Mesih bizim gibi biri oldu; kendi bedeninde bizim zayıflıklarımızı hissetti ve bizden biriymiş gibi sınandı. Bu yüzden bizler için derin bir şefkat ve mükemmel bir yakınlıkla aracılığını sürdürmektedir (İbraniler 4:14-16):
İbraniler 2: 14 Bu çocuklar etten ve kandan oldukları için İsa, ölüm gücüne sahip olanı, yani İblis'i, ölüm aracılığıyla etkisiz kılmak üzere onlarla aynı insan yapısını aldı. 15 Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı. 16 Kuşkusuz O, meleklere değil, İbrahim'in soyundan olanlara yardım ediyor. 17 Bunun için her yönden kardeşlerine benzemesi gerekiyordu. Öyle ki, Tanrı'ya hizmetinde merhametli ve sadık bir başkâhin olup halkın günahlarını bağışlatabilsin. 18 Çünkü kendisi denenip acı çektiği için denenenlere yardım edebilir.
Bundan başka Aracımız olan Mesih İsa her şeyde Baba’nın sözünü dinleyerek, O’nun isteğini tamamen yerine getirdiği için Mesih’in aracılığı etkindir. Tüm suçlamalara rağmen, Baba bizi mahkum etmiyor, çünkü “Mesih İsa, Tanrı’nın sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir” (Romalılar 8:34). Bu nedenle kendimizin değil, bize bu büyük Başkahini verenin sevgisi değişmez olduğu için daima güvenimiz vardır, hiç bir şey bizi Mesih’te açıklanan Tanrı’nın sevgisinden ayıramaz. Onun aracılığıyla galiplerden üstünüz:
Romalılar 8: 34 Kim suçlu çıkaracak? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih İsa, Tanrı'nın sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir. 35 Mesih'in sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? 36 Yazılmış olduğu gibi:
"Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz,
Kasaplık koyun sayılıyoruz."
37 Ama bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz.
38-39 Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka bir
şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.
Bu nedenle yaşamın tüm evresinde gözlerimizi Mesih’e dikmeliyiz. Onda lütuf buluyoruz, çünkü O günahları bağışlatan kurbandır; Baba’nın önünde “avukatımız” olarak bizi savunuyor, bizim iyiliğimiz için yakarışta bulunuyor (I.Yuhanna 2:1-2).[19] Mesih’in kahin olarak bizler için aracılık etmesi, bizimle ne kadar bir olduğunu, bizimle nasıl bir çapta birleştiğini tekrar hatırlatıyor. Mükemmel duaları aracılığıyla bizi kensine yakın tutup koruyor (Yuhanna 17:8-13);[20] bizi gerçek ile kutsal kılıyor (Yuhanna 17: 17-19. ayetler), bizi kendisi, Babası (Yuhanna 17: 24-26) ve diğer imanlılarla (Yuhanna 17: 20-21) bir yapıyor.
C-) MESİHİN KRAL OLARAK ŞİMDİKİ İŞİ
Dirilen Mesih’in işinin zirvesi krallığa ait olan rolüdür. Eski Ahitte Tanrı’nın sağında oturmak, Tanrı’nın yönetimini sürdürmek, Kral olarak etkin olmak ve Rab’bin varlığının görünür kılınması anlamına geliyordu
Mezmur 110: 1 RAB Rabbime:
"Ben düşmanlarını ayaklarına tabure yapıncaya dek
Sağımda otur" diyor.
2 RAB Siyon'dan uzatacak kudret asanı,
Düşmanlarının ortasında egemenlik sür!
3 Savaşacağın gün
Gönüllü gidecek askerlerin.
Seherin bağrından doğan çiy gibi
Kutsal giysiler içinde
Sana gelecek gençlerin.
4 RAB ant içti, kararından dönmez:
"Melkisedek düzeni uyarınca
Sonsuza dek kâhinsin sen!" dedi.
5 Rab senin sağındadır,
Kralları ezecek öfkelendiği gün.
6 Ulusları yargılayacak, ortalığı cesetler dolduracak,
Dünyanın dört bucağında başları ezecek.
Aynı şekilde Yeni Ahit de [İman Açıklaması gibi] Mesih’in “Baba Tanrı’nın sağında oturmasına” aynı açıdan bakıyor; dirilen Mesih, Tanrı’nın Kralık saltanatını sürdürmek ve yaymak üzere çalışıyor. Mesih’i ölümden dirilerek, Baba Tanrı’nın sağında güçlü bir mevkide oturdu. Bunun da anlamı şudur:
Efesliler 1: 21 Tanrı O'nu bütün yönetimlerin, hükümranlıkların, güç ve egemenliklerin, yalnız bu çağda değil, gelecek çağda da anılacak bütün adların çok üstüne çıkardı. 22 Her şeyi ayakları altına sererek O'na bağımlı kıldı. O'nu her şeyin üzerinde baş olmak üzere kiliseye verdi.
Ama bu krallık yetkisi Tanrı’nın sonsuz Oğlu olan Mesih’e ait olmasına rağmen, bu yetki O’na insanlığında da veriliyor: yaratılışın başlangıncında O’na ayrıcalık ve sorumluluk olarak emanet edilen egemenlik, Mesih’te pak ve mükemmel kılınan insanlığımıza veriliyor.[21] İman Açıklamasının başlangıcında ilan edilen Tanrı’nın unvanının (her şeye gücü yeten Baba) şimdi Mesih’in egemenliğiyle ilişkili olarak tekrarlanıyor. Yani Tanrı artık herşeye gücü yeten yetkisini yenilenmiş insanlığımızın başı Mesih aracılığıyla uyguluyor!
Ayrıca şuna da dikkat etmeliyiz: kendisine tüm yetki verilen Mesih, egemenliğini kilise topluluğunun yararına kullanıyor: “Her şeyi O’nun ayakları altına sererek O’na bağlı kıldı. O’nu, bütün varlıkların üzerinde baş olmak üzere inanlılar topluluğuna verdi”. Bu nedenle, bütün ulusları Mesih’in öğrencileri olarak yetiştirme buyruğu (Matta 28:19), O’nun kral olarak yetkili olmasının ilanından –“Gökte ve yeryüzünde bütün yetki bana verildi”– (18. ayet) hemen sonra geliyor ve İsa’nın “İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim” (20. ayet) vaadi ise bu durumda kiliseye bu etkinliği için aralıksız olarak güven veriyor. Mesih, kendisine ve İmanlılar Topluluğuna düşman olanlar üzerinde egemendir. Bu nedenle bu dünyanın zorlukları ve karışıklıkları arasında kilisenin ümidini kesmesine gerek yoktur. Çünkü Mesih kendi Topluluğunu koruyor.[22] Kilise imansızlıkla karşılaştığı zaman misyonundan vaz geçmesine gerek yoktur, çünkü Mesih, Kutsal Ruh’un işi aracılığıyla insanları itaate getirip onları kendi yanına çekiyor. Taştan kalpleri yumuşatmak bizim için imkansız olduğu halde, O, kendi ruhsal ve kutsal varlığı ile bizim önümüzde gitmeye söz veriyor. O, günahın direnişini kaldırabilir, nefreti ve düşmanlığı yenebilir, ahlaksız zihinler yerine yumuşak kalpler verebilir.[23] Böylece, kral olarak Mesih, tarihi sonsuz egemenliğine doğru yönlediryor ve yönetiyor.
Mesih’in kral olarak etkin olmasına dair bu vaadi, gözlerimizi bu egemenliğin tamamlanıp mükemmelleşeceği zamana, tüm Mesih karşıtlarının sonsuza dek ezileceği, Tanrı’nın herşeyde herşey olacağı, O’nunla sonsuzlukta egemenlik süreceğimiz günü çekiyor. O gün, “göktekiler, yerdekiler ve yer altındakilerin hepsi diz çökecek… her dil, Baba Tanrı’nın yüceltilmesi için İsa Mesih’in Rab olduğunu açıkça söyleyecek” (Filipililer 2:10).[24]
13. “Oradan dirileri ve ölüleri yargılamak için tekrar gelecektir”
(Romalılar 2:1-16; 8:1-4; 14:10-12)
İnsanoğlu yani Mesih bir gün tekrar gelecek, böylelikle şimdiki çağ sona erecek ve yargı Tanrı’ya karşı isyankarlık içinde yaşayanların son mahkumiyetini ama Mesih’e ait olanların kurtuluşunu ilan edecektir.
Heidelberg İlmihali 52. Mesih’in geri dönüp ‘dirileri ve ölüleri yargılaması’ sizler için nasıl bir tesellidir?
Bütün sıkıntı ve zulümlerde gözlerimi göğe çevirim, benim yerime Tanrı’nın önünde yargıda durmuş olan ve üzerimdeki tüm laneti kaldıran ve tek yargıç olan Onu emin bir şekilde beklerim.5 Benim ve kendisinin bütün düşmanlarını sonsuz yargıya mahkum edecek fakat beni ve bütün seçilmiş olanlarını göklerin görkemi ve sevinci içinde kendisinin olduğu yere alacak.6
5 Luka 21:28, Romalılar 8:22-25, Filipililer 3:20-21, Titus 2:13, 14
6 Matta 25:31-46, I.Selanikliler 4:16-17, II.Selanikliler 1:6-10
Westminster Uzun İlmihal S56. Mesih, dünyayı yargılamak için tekrar gelişinde nasıl yüceltilecektir? Kötü insanlar tarafından haksız yere yargılanmış ve mahkum edilmiş olan Mesih, son günde büyük bir güçle, ve kendisinin, ve Babasının ve tüm kutsal meleklerinin yüceliğinin eksiksiz sergilenişiyle, Tanrı’nın borazanının baş melek tarafından yüksek sesle çalınmasıyla, dünyayı doğruluk içinde yargılamak için tekrar gelmesiyle yüceltilecektir.
Westminster İnanç Açıklaması XXXIII/1. Tanrı, tüm güç ve yargının Baba tarafından kendisine verildiği[25] İsa Mesih aracılığıyla dünyayı doğrulukla yargılayacağı bir gün belirlemiştir.[26] O günde yalnızca günah işlemiş olan melekler[27] değil, fakat tüm zamanlar boyunca dünya yüzünde yaşamış olan her insan, düşüncelerinin, sözlerinin ve işlerinin hesabını vermek ve bedendeyken yaptıkları iyi ya da kötü işlerinin uygun karşılığı almak üzere Mesih’in yargı kürsüsü önünde duracaktır.[28]
XXXIII/2. Tanrı’nın bu günü belirlemekteki amacı, seçilmişlerin sonsuz kurtuluşunda O’nun merhametinin görkeminin; ve reddedilmiş olanların lanetlenmesinde de Adaletinin sergilenmesidir. O andan sonra, doğru kişiler sonsuz yaşama girer, ve Rab’bin varlığında olmaktan gelen sevinç ve tazeliği tüm doluluğuyla alırlar: ancak Tanrı’yı tanımayan ve İsa Mesih’in Müjdesine itaat etmeyen kötüler, sonsuz işkencelere atılarak, Rab’bin huzurundan ve gücünün yüceliğinden mahrum kalarak sonsuza dek mahvolacaktır.[29]
XXXIII/3. Mesih, bütün insanların günah işlemekten caydırılması ve tanrısal olanların daha büyük bir teselli bulması için bir yargı günü olacağına şüphe duymadan inanmamızı istemektedir:[30] bu nedenle Tanrı, tüm dünyasal güveni üzerlerinden atıp, Rab’bin ne zaman geleceğini bilmediklerinden her an ayık ve uyanık durmaları, ve tüm zamanlar boyunca “Gel Rab İsa, tez gel! Amin!” demeye hazır olmaları için o günün zamanını insanlardan saklı tutmaktadır.[31]
A-) TARİHİN SONU
Mesih’in dirilişi ve Tanrı’nın egemenliğinin kesin olarak gelmesi arasındaki çağ, geçici bir çağdır. Egemenliğin ilan edildiği ve büyüdüğü bir çağda yaşayoruz. “son gün” halen gelmemiştir. Son günde, şimdiki çağ sona erdiğinde imanın (inanmanın) yerine gözlerimizlerimizle göreceğiz,[32] böylece gölge[33] yerine gerçek olacaktır. Sonsuz yaşam olan Mesih’in tekrar gelişiyle, Tanrının Krallığı hiç bitmeyecek bir tamlık ile
ortaya çıkacaktır.
Yuhanna 3:19-20: Yargı da şudur: dünyaya ışık geldi, ama insanlar ışığın yerine karanlığı sevdiler. Çünkü yaptıkları işler kötüydü. Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve işleri açığa çıkmasın diye ışığa gelmez.
Günahın ikilemi şudur: insan, Tanrı’nın Rabliği, kutsallığı ve lütfu ne kadar çok yüzyüze gelirse o kadar çok onlara karşı direniyor. Tanrısal Krallığın (Egemenliğin) lütfu ve kuvvetli ışığı insanın isyankarlığını açığa vuruyor ve yanılgısını ortaya çıkarıyor. Bu nedenle insanlık tarihi, asla “doğal olarak” Tanrı’nın Krallığını kurma noktasına kadar gelişmeyecektir.
Günahlı bedenden ancak günahlı beden doğabilir. İlk Atamız Adem’den günahı miras aldık, geleceğe bırakacağımız miras da, geleceği emanet edeceğimiz kuşaklar da günahlı olacaktır. Mesih’in Rab olmasının ilanı ile, O’na ve O’nun habercilerine karşı büyüyen bir direnme hiç bitmeyecektir. Bu gerçek, II.Selanikliler Mektubunda (2:1-12) açıktır:
1-2 Rabbimiz İsa Mesih'in gelişine ve O'nunla birlikte olmak üzere toplanmamıza gelince: kardeşler, size rica ediyoruz, Rab'bin gününün gelmiş olduğunu ileri süren herhangi bir ruh, bir söz, ya da bizden gelmiş gibi gösterilen bir mektup aklınızı hemen karıştırmasın, sizi telaşlandırmasın. 3 Kimse sizi hiçbir şekilde aldatmasın. Çünkü imandan dönüş başlamadıkça, mahvolacak olan o yasa tanımaz adam[34] ortaya çıkmadıkça o gün gelmeyecektir. 4 O adam, tanrı diye anılan ya da tapılan her şeye karşı gelerek kendini hepsinden yüce gösterecek, hatta Tanrı'nın tapınağında oturup kendisini Tanrı ilan edecektir. 5 Bunları ben daha yanınızdayken size söylediğimi hatırlamıyor musunuz? 6 Zamanı gelince ortaya çıkarılacak olan bu adamı şimdilik neyin engellediğini biliyorsunuz. 7 Evet, yasa tanımazlığın gizli gücü şu anda bile etkindir; ama bu gücü şimdilik engelleyen ortadan kaldırılıncaya dek görevini sürdürecektir. 8 Bundan sonra Rab İsa'nın, ağzından çıkan solukla öldüreceği, gelişinin görkemiyle yok edeceği o yasa tanımaz adam ortaya çıkacak. 9-10 O, her türlü mucizede, yanıltıcı belirtilerle harikalarda ve mahvolanları aldatan her türlü kötülükte sergilenen Şeytan'ın etkinliğiyle gelecek. Mahvolanlar, gerçeği sevmeye ve böylece kurtulmaya yanaşmadıklarından mahvoluyorlar. 11 İşte bu nedenle Tanrı, yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor. 12 Öyle ki, gerçeğe inanmamış ve kötülükten zevk almış olanların hepsi yargılansın.
Kutsal Yazıların burada “o yasa tanımayan adam” hakkında söylediği şeyler tüm insanların kalbinde olan isyankarlık eden kökün zirvesidir; bu isyankarlık tarih boyunca büyümeye devam edecektir.[35] Bu nedenle, “yasa tanımazlığın gizli gücü şu anda bile etkindir” (yani Pavlus’un zamanında bile!). İnsanın kaldırılması imkansız isyankarlığından dolayı, ancak Tanrı Oğlu’nun gelmesi çağın sonunu getirebilir. Ancak Mesih’in yargıç olarak gelmesi, insanlığın isyankarlığının ve sapkınlığının devamlı büyümesini durdurabilir.
Elçilere melekler tarafından söylendiği gibi “göğe çıktığını nasıl gördünüzse, aynı şekilde geri gelecek” (Elçilerin İşleri 1:11) olan Mesih’in tekrar gelişi, çarmıhta halen yenilmiş olan şeytanın egemenliğinin sonunu getirecektir. Böylece Tanrı’nın herşey üzerindeki Krallığı kesin olarak mükemmelleşecektir. Mesih’in tekrar gelişi bir borazan sesiyle ilan edilecek (I.Korintliler 15:52); böylece günah ve kötülükle dolu şimdiki çağ sona erecektir. Mesih’in tekrar gelişi O’nu beklememizin son hedefidir. Çünkü yücelikte Mesih’le birleşmiş olacağız: “Böylece sonsuza dek Rab’le birlikte olacağız” (I.Selanikliler 4:17).
B-) İNSANLIĞIN YARGICI, MESİH
Mesih’in tekrar gelmesi, “dirileri ve ölüleri yargılamak için” geleceğini ima ediyor:[36]
Vahiy 20: 11 Sonra büyük, beyaz bir taht ve tahtta oturanı gördüm. Yerle gök önünden kaçtılar, yok olup gittiler. 12 Tahtın önünde duran küçük büyük, ölüleri gördüm. Sonra kitaplar açıldı. Yaşam kitabı denen başka bir kitap daha açıldı. Ölüler kitaplarda yazılanlara bakılarak yaptıklarına göre yargılandı. 13 Deniz kendisinde olan ölüleri, ölüm ve ölüler diyarı da kendilerinde olan ölüleri teslim ettiler. Her biri yaptıklarına göre yargılandı. 14 Ölüm ve ölüler diyarı ateş gölüne atıldı. İşte bu ateş gölü ikinci ölümdür. 15 Adı yaşam kitabına yazılmamış olanlar ateş gölüne atıldı.
Elçilerin İşleri 10: 41 İsa halkın tümüne değil de, Tanrı'nın önceden seçtiği tanıklara –ölümden dirilmesinden sonra kendisiyle birlikte yiyip içen bizlere- göründü. 42 Tanrı tarafından ölülerle dirilerin Yargıcı olarak atanan kişinin kendisi olduğunu halka duyurmamızı, buna tanıklık etmemizi buyurdu.
Kutsal Yazılar, o gün Baba’nın huzuruna çıkacağımızı söylediği gibi,[37] ayrıca Mesih’in Yargıcımız olacağını da oldukça kuvvetli olarak vurguluyor.[38] Kutsal Yazılardaki bu iki gerçek şöyle anlaşılmalıdır: yani Tanrı şimdi her şey üzerindeki hakimiyetini Mesih aracılığıyla uyguladığı gibi, aynı şekilde son gündeki yargılamasını da Biricik Oğlu İsa Mesih aracılığıyla uygulayacaktır:
Elçilerin İşleri 17:31 Çünkü dünyayı, atadığı Kişi aracılığıyla adaletle yargılayacağı günü saptamıştır. Bu Kişi'yi ölümden diriltmekle bunun güvencesini herkese vermiştir.
Mesih, aynı zamanda Tanrı Oğlu ve İnsanoğlu olduğu için, yani aramıza gelip insan olarak yaşadığı ve insan olarak Baba’nın isteğine mükemmel bir şekilde itaat ettiği için insanların Yargıcı olmaya yetkilidir:
Yuhanna 5: 25 Size doğrusunu söyleyeyim, ölülerin Tanrı Oğlu'nun sesini işitecekleri ve işitenlerin yaşayacakları saat geliyor, geldi bile. 26 Çünkü Baba, kendisinde yaşam olduğu gibi, Oğul'a da kendisinde yaşam olma özelliğini verdi. 27 O'na yargılama yetkisini de verdi. Çünkü O İnsanoğlu'dur.
Bu yargıda insanlar sadece kutsallığında yaklaşılamayan, doğru ve mükemmel Tanrı’nın hükmünü değil, insani yaşamda itaatin ne olduğunu tam olarak gösteren diri örneğin (İSA’nın) hükmünü de duyacaklardır. Hakkında suçlu olarak hüküm verilen, küfürle aşağılanıp çarmıha gerilen Mesih, onu reddeden tüm insanlar önünde tek “Kutsal ve Doğru Olan” olarak duracak ve yargılama standardı da O’nun kutsallığına ve doğruluğuna uygun olacaktır.
Bu yargılama şimdi saklı olan herşeyin üzerindeki örtüyü kaldıracak ve her şeyi göz önüne serecektir:
I.Korintliler 4.5: ... Karanlığın gizlediklerini aydınlığa, insanların yüreklerindeki amaçları açığa çıkaracak olan O'dur.
Başkalarından çok dikkatlice sakladığımız hiçbir şey gizli kalmayacaktır: cömert ve adil niyetlerle yapılan hareketlerimiz, ama ayrıca ikiyüzlülüğümüz, hilekarlığımız, gizlideki açgözlülük ve tutkularımız,[39] ahlaksızlıklarımız, büyücülük, düşmanlık, çekişme ve kıskançlığımız, öfke ve bencil tutkularımız yanında cömert ve iyi niyetlerle yapılan hareketlerimiz de açığa çıkacaktır (I.Korintliler 4:5). Bu yargılama herkesi kapsayacaktır (Vahiy 20:12-13): hem yürekleri Rab’den uzak olanları hem de ikiyüzlüce imanlı bir tutumla yaşadıklarını iddia edip aslında öyle yaşamayanları...
‘Lütuf, sadece lütuf’ diye seslenmekten usanmayan Ferisilerin maskeleri düşürülecek dışarıdan Ferisiye benzemelerine rağmen Tanrı’nın hoşnutluk duyduğu bir yüreğe sahip olanlar aklanacaklardır (Luka 18:9-14). Genelde iyi işlere güvenmek insanlara doğru bir dinmiş gibi gelir. Ama gerçekte iyi işlere güvenmek bağışlanamaz günahtır, iyi işlere güvenmek Kutsal Ruh’a küfürdür. Bütün günahların kökünde iyi işlere güvenmek vardır. Bu günah göründüğünden ya da sandığımzdan daha derinlerdedir. Her birey işlerine göre yani imanını veya imansızlığını bu yaşamda nasıl gösterdiğine göre yargılanacaktır. Kişiler imanlarının ne kadar harika gözüktüğüne göre değil, imanın ya da inançsızlığın yaşamdaki gerçekliğe göre yargılanacaklardır![40]
Ama şunu da söylemek gerek: bu yargılama, insanların aldıkları ışığın oranı hesaba katılarak[41] yapılacaktır. Her bireyin işleri ışıkta gerçekten açığa çıkarılacaktır (Vahiy 20:13). Yine de sonuçta tamamen kesin olan karar eylemlerimiz değil, kime ait olduğumuz gerçeği ile ilişkili olacaktır. Temel olan şey, Yargıç olan İsa Mesih’le olan ilişkimiz olacaktır:
Yuhanna 3:36 “Oğul’a iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Ama Oğul’un sözünü dinlemeyen yaşamı görmeyecektir”
Mesih’le olan bağımız aracılığıyla ölümden yaşama, yargıdan aklanmaya geçiyoruz (Yuhanna 5:24). Kutsal Yazılar bizi kurtarabilecek başka bir Mesih olmayacağı konusunda çok kesindir[42]
C-) KENDİ HALKINI SUÇSUZ ÇIKARAN YARGIÇ
Bu yargılamanın her şeyi içine kapsamasından dolayı, doğal eğilimimiz yargıdan veya Mesih’in ikinci gelişinden korkmak, yargı hakkındaki düşünceleri aklımızdan defetmeyi istemek olabilir. Aslında, “diri Tanrı’nın eline düşmek korkunç bir şeydir” (İbraniler 10:31). Kutsal Yazılar kutsallığımızı ve itaatimizi doğru yönlendirmek için yargılamanın herkesi – iman etmeyenler kadar imanlıları da – kapsayacağı konusunda uyarıyor.[43]
Ama Kutsal Yazılar, “Adem’de” olanlar için ayırılan gerçek ve sonsuz gazabı vurguladığı gibi[44] ayrıca gerçekten Mesih’te olan bizler için, artık hiçbir mahkumiyet olmadığında da ısrar ediyor! Yargıdan ve ölümden (yani kendimizi iyileştirmek fırsatı artık imkansız olduğundan) korkarak yaşamamıza gerek yoktur. Çünkü Mesih şimdiden bizi cezadan kurtarmıştır. Mahkumiyetimizi kendi üzerine Alan’ın kanatları altında emniyetteyiz:
Romalılar 8: 1 Bu nedenle, Mesih İsa'ya ait olanlara karşı artık hiçbir mahkûmiyet yoktur. 2 Çünkü yaşam veren Ruh'un yasası, Mesih İsa sayesinde beni günahın ve ölümün yasasından özgür kıldı. 3 Doğal insan benliğinden ötürü güçsüz olan Kutsal Yasa'nın yapamadığını Tanrı yaptı. Öz Oğlunu günahlı insan benzerliğinde günah için kurban olarak gönderip günahı insan benliğinde yargıladı. 4 Öyle ki, Yasa'nın gereği, doğal benliğe göre değil, Ruh'a göre yaşayan bizlerde yerine gelsin.
Romalılar 8: 31 Öyleyse buna ne diyelim? Tanrı bizden yana ise, kim bize karşı olabilir? 32 Öz Oğlunu bile esirgemeyen, O'nu hepimizin uğruna ölüme teslim eden Tanrı, O'nunla birlikte bize her şeyi de bağışlamayacak mı? 33 Tanrı'nın seçtiklerini kim suçlayacak? Onları aklayan Tanrı'dır. 34 Kim suçlu çıkaracak? Ölmüş, üstelik dirilmiş olan Mesih İsa, Tanrı'nın sağındadır ve bizim için aracılık etmektedir. 35 Mesih'in sevgisinden bizi kim ayırabilir? Sıkıntı mı, elem mi, zulüm mü, açlık mı, çıplaklık mı, tehlike mi, kılıç mı? 36 Yazılmış olduğu gibi:«Senin uğruna bütün gün öldürülüyoruz,kasaplık koyunlar sayılmışız.» 37 Ama bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz. 8:38-39 Eminim ki, ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik, ne de yaratılmış başka herhangi bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa'da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.
Tanrı’nın hoşnut olduğu Oğlunda bulunduğumuz için, bir bakımdan ebediyette bile Tanrı, bizden daha fazla hoşnut olmayacaktır! Tanrı’nın adaletini göstermek amacığıyla herşeyin başı ve insanların yargıcı olarak tayin edilen temsilcimiz, Tanrı tarafından suçsuz çıkarılmıştır!
Yargılamada imanlının durumu, tam olarak eşsizdir; çünkü hesaplaşma gününü buyuran Rab, Mesih’te Baba’mız ve Tanrı’mız olmuştur; Mesih’te – yani Oğlunda – O’nun seçtiği çocukları olmuşuzdur! Bundan da öte, yargıcımız Mesih ayrıca bizi savunan kişi, şimdi bile Baba’nın yanında lütfun bize verilmesi üzere yalvaran kişi olmuştur (I.Yuhanna 2:1). Mesih şöyle diyor:
Yuhanna 10:27-28 Ben onları tanırım, ... Onlara sonsuz yaşam veririm; asla mahvolmayacaklar. Onları hiç kimse elimden kapamaz.
Bu nedenle yargının gelmesi, bizi daha güvenilir bir itaata doğru teşvik etmelidir, bizi sıkıca elinde tutan Mesih’i daha çok sevmek ve hizmet etmek üzere cesaret vermelidir. Ama yargılamayı korkunç bir konu olarak değil, aksine sevinçli bir olay olarak değerlendirebiliriz:
I.Yuhanna 4.18-19: Sevgide korku yoktur. Tersine, yetkin sevgi, korkuyu siler atar. Çünkü korku cezalandırılma düşüncesinden ileri gelir. Korkan kişi, sevgide yetkin kılınmış değildir. Biz ise seviyoruz. Çünkü önce O bizi sevdi.
Çünkü yargılamada şimdiki günahla lekelenen hareketlerimiz, artık “pak” kılınacaktır. Mükemmel olmayan herşey yanacak ve ateş, Tanrı’nın bizde ve bizim aracılığıyla yaptığı işlerini tüm güzellikleriyle açığa çıkaracaktır!
Yuhanna 3:21 Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrı'ya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.
Yargılamada kendimizi bizi seven ve sonsuza dek kardeşimiz olan Mesih’le yüz yüze bulacağız:[45]
Westminster Uzun İlmihal S90. Yargı gününde doğru kişilere ne yapılacak? C. Yargı gününde, doğru kişiler, bulutlarda Mesih’le buluşarak, O’nun sağ tarafında toplanacaklar, ve burada açıkça tanınacaklar ve yasal olarak aklanacaklar, reddedilmiş meleklerin ve insanların yargılanmasında O’na katılacaklar, ve cennete alınacaklar, burada sonsuza dek ve tam bir şekilde tüm günah ve bozulmuşluktan özgür kılınacaklar; akıl almaz coşkularla dolacak, sayısız kutsalların ve kutsal meleklerin beraberliğinde bedende ve canda yetkin bir şekilde kutsallaştırılacaklar ve mutlu kılınacaklar, özellikle bu ebediyete kadar Baba Tanrı’nın, Rabbimiz İsa Mesih’in ve Kutsal Ruh’un hemen önünde ve O’nun eseri olarak gerçekleşecektir. Ve bu da, gözle görülmeyen kilisenin üyelerinin diriliş ve yargı gününde Mesih’le yaşayacakları tam ve yetkin yücelik beraberliğidir.
IV. BÖLÜM: TANRI OLAN KUTSAL RUH
14. “Kutsal Ruh’a”
(Tekvin 1:1-2, Yuhanna 7:37-39; 15:26-27; Romalılar 8:22-27)
Yüreğimizde konut kuran Kutsal Ruh aynı zamanda evreni koruyor. Mesih’in Ruhu olarak, Mesih’in kurtuluşunu bize uyguluyor, tanıklığımızda ve dualarımızda bize yardım ediyor; Kutsal Ruh sonsuz kurtuluşumuzun güvencesidir.
Heidelberg İlmihali 53. Kutsal Ruh’la ilgili olarak neye inanıyorsunuz?
İlk olarak O, Baba ve Oğul gibi sonsuz Tanrı’dır.1
İkinci olarak O bana, gerçek iman aracılığı ile beni Mesih’e ve O’nun bütün bereketlerine paydaş kılsın,3 beni teselli etsin4 ve sonsuza dek benimle kalsın diye5 kişisel olarak verilmiştir.2
1 Tekvin 1:1, 2; Matta 28:19; Elçilerin İşleri 5:3, 4; (I.Korintliler 3:16)
2 Galatyalılar 3:14, (I.Petrus 1:2)
3 Yuhanna 15:26; Elçilerin İşleri 9:31
4 Yuhanna 14:16-17, I.Petrus 4:14
5 I.Korintliler 6:19; II.Korintliler 1:21-22; Galatyalılar 4:6, (Efesliler 1:13)
Westminster Uzun İlmihal S11. Oğul’un ve Kutsal Ruh’un, Baba ile eşit derecede Tanrı oldukları ne şekilde belirgindir?
C. Kutsal Yazılar, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a yalnızca Tanrı’ya atfedilebilecek isimler, özellikler, eylemler, ve tapınış vererek Baba ile eşit derecede Tanrı olduklarını ortaya koyarlar.
Belçika İnanç Açıklaması 11. Kutsal Ruh
İnanıyor ve itiraf ediyoruz ki,
Kutsal Ruh sonsuzlukta Baba ve Oğul’dan gelir,
ne yapılmış,
ne yaratılmış,
ne doğmuştur.
Kutsal Üçlüğün üçüncü kişisidir.
Baba ve Oğul ile birlikte
aynı görkemi,
ve aynı yüceliği alır.
Kutsal Yazıların bize öğrettiği gibi
O gerçek ve sonsuz Tanrıdır.
GENEL BAKIŞ
(Heidelberg İlmihalinden derlenmiştir)
(103) Bizler Kutsal Müjdenin hizmeti ve eğitimi için Sebt gününde toplandığımızda Tanrı Sözü’nün ne öğrettiğini öğrenir, sakramentlere katılır, topluluk içinde Tanrı’ya dua ederiz, Hristiyan sunusunu yoksullara ulaştırmak için teşvik alırız Böylece kötü yollardan dönmek için güç buluruz. Bütün bunlarda Kutsal Ruh bizi sonsuz sebte (dinlenmeye) hazırlar.
(127) “Ayartılmamıza izin verme kötü olandan bizi kurtar” diye dua ettiğimizde aslında kısa bir süre için bile kendi ayaklarımızın üzerinde durmak için bizler çok zayıf olduğumuzu canlarımızın şeytan dünya ve kendi benliğimizin saldırısı altında olduğunu hatırlar içinde bulunduğumuz ruhsal savaşta yenilgiye düşmeyelim diye Göklerdeki Babamızdan Kutsal Ruhu gücünü dileriz ve böylece gökten gelen güçle kuşanmış olarak dünyada yaşamımızı sürdürürüz.
(1) Kutsal Ruh, Mesih’e ait olanları sonsuz yaşamdan emin kılar. Ve bizleri Mesih için yaşamaya hazır ve istekli olmaya yönlendirir.
(21) Kutsal Ruh, Kutsal Kitap aracılığı ile çalışır ve içimizde gerçek imanı var eder. Böylece günahlarımızın bağışlandığından, Tanrı önünde sonsuza dek aklandığımızdan ve kurtuluş için kabul edildiğimizden derin bir şekilde emin oluruz.
(24, 70, 86) Kutsal Ruh Tanrı kutsallaşmamız için çalışır. Gittikçe daha fazla günaha ölmemiz ve artan bir şekilde pak bir yaşam sürmemiz için Kutsal Ruh bizleri sürekli yeniler ve bizlerde Mesih’in benzerliğine dönüştürmek üzere çalışır.
(31) Mesih İsa kilisesini Sözü ve Ruhu aracılığı ile yönetir, böylece bizim için kazandığı özgürlükte bizi korur ve saklı tutar.
(49) Kutsal Ruh’un yeryüzüne gelmesi inananlar için bir güvencedir. Böylece Ruh’un gücüyle bizler bu yaşamdaki ve sonraki yaşamdaki hayatımız için göksel olan şeyleri şeyleri hedef olarak belirleriz.
(51) Kutsal Ruh Mesih’in bedeni olan bizleri armağanlarla donatır.
(54) İsa Mesih, Ruh’u ve Sözü aracılığı ile bütün halklardan, dünyanın başından sonuna kadar, kendisi için yeni bir halk oluşturmuş ve kendi halkını Ruh’u ile koruyup onları Ruh’u ile bir tek imanda birleştirmiştir.
(67, 69, 73, 76, 79) Kutsal Ruh, kurtuluşumuzun tamamının Mesih’in çarmıhtaki tek kurban olmasına dayandığını Müjde aracılığı ile bize öğretir, kutsal sakramentler aracılığı ile bizi bundan emin kılar.
A-) YARATILIŞ’TA RUH
İman Açıklaması “Kutsal Ruh” ancak Mesih’in kişiliği ve işini tanıttıktan sonra ele almasına rağmen, Kutsal Ruh’un “tarih”i yine de Pentikost gününden çok önce başlıyor. Eski Ahit, yaratılışın ta başlangıcında Kutsal Ruh’un varlığını belirtiyor; dünya şekilsiz ve boşken, Tanrı’nın Ruh’u sular üzerinde dolaşıyordu (Tekvin 1:3). Kutsal Yazılar, yaratılışta Ruh’un rol aldığını, karışıklığa düzen ve ahenk getirdiğini gösteriyor.[46] Kutsal Ruh, aynı şekilde günahın dünyaya girişinden sonra da dünyada etkin olmaya devam ediyor. Ruh’un sürekli huzuru ve etkinliği olmadan yaratılış devam edemezdi, ama O’nun işinden dolayı dünya yerinde duruyor:
Eyüp 34:14 Eğer niyet eder de
Ruhunu ve soluğunu geri çekerse,
15 Bütün insanlık bir anda yok olur,
İnsan yine toprağa döner.[47]
Bu nedenle içinde yaşadığımız evren Tanrı’nın kurduğu kanunları yerine getiriyorsa da, bu fiziksel kanunlar asla varlığımızı açıklayamaz: sonuçta, an ve an Ruh bize yaşam verip bizi desteklediği için yaşamaya devam ediyoruz: “O’nda yaşıyor ve deviniyoruz; O’nda varız” (Elçilerin İşleri 17:28). Genellikle “sağlayış” olarak adlandırdığımız bu şey, aslında yaptığı işte güvenilir olan Kutsal Ruh’tur Tanrı’nın kendi elinin işine sadık kalmasıdır!
Kutsal Ruh’un yaşamlarımıza davet ettiğimiz kontrol edilebilen bir kuvvetten daha sınırsız, daha büyük olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Bizde yaşayıp bizi tapınağına dönüştüren Kutsal Ruh, evreni yerinde tutan Rab’dir! Bizi kutsal kılmak üzere gelen Ruh, başlangıçta karanlık ve karmaşıklığa bir düzen ve ahenk getiren Tanrı’dır. Kutsal Ruh, gücümüzle kontrol edebildiğimiz veya işletebildiğimiz bir kuvvet değildir. Aksine, O’nun amaçlarına katılmamız için yaşamlarımızı şekillendirmek için durmadan etkin olan Herşeye Egemen Ruh’tur. Böylece Yaratıcı Kutsal Ruh, Tanrısal Egemenliğin “evrensel” işine katılmamız için bizde Mesih’in benzerliğini yeniden yaratıyor![48]